Orijinal krep tarifi

IMG_0904

Dikkat! Çok lezzetlidir..

Pazar günü kahvaltısı, o günün şanına yakışır bir şekilde olmalı diye düşünürüm hep. Yani, elbette her zaman evdeki hesap çarşıya uymaz ve ben, öyle zamanlarda, bir bardak demleme çay içebildiğime bile şükredebilirim ama eğer, pazar günleri hayat, planlarımla paralel ilerlerse ona müteşekkir olurum ve kahvaltımı da ona göre yaparım. Okumaya devam et

En güzel çikolata parçacıklı kurabiye

IMG_0896

Sürekli kurabiye yapıyormuşum gibi geliyor bazen. Acaba öyle mi? Evet, sanırım biraz öyle. Daha bir kavanoz boşalmadan, hop başka bir çeşit kurabiye pişiyor bizim evde. Kendime değil, çocuklara yapıyorum ama. Onlar seviyor diye. Yoksa ne uğraşacağım o kadar… Ne komik bir yalan oldu ama değil mi? Elbette ki, kendime pişiriyorum. Yani, o kurabiyeleri bizzat ben de yemek istediğim için pişiriyorum. Aile üyeleri de bundan nemalanıyor, o ayrı mesele.  Okumaya devam et

Sömestr tatil planı – Sıralı tam liste

IMG_0844

Sıralı tam liste…Hadi hayırlısı..

Beklenen an geldi ve çocuklar sömestr tatiline başladılar. Aslında şimdiki çocuklar “yarıyıl tatili” ya da “15 tatili” diyorlar buna ama eskiden beri ağız alışkanlığı olmuş, ben sömestr tatili diyorum. Bu tatil, aslında çocukların gerçekten eğlenmesi, oynaması ve keyif alması için harika bir fırsat. Ama elbette, kafanda plan olmazsa ve yapacaklarını önceden yazmazsan 15 günün, hiçbir şey yapmadan, göz açıp kapayıncaya kadar geçmesi an meselesi. Okumaya devam et

En iyi oyuncak depolama fikirleri

IMG_0795

Kapı arkası cepleri

Hiç kimse çocuklu ev hayatının kolay ve minimal olacağını iddia edemez. En az eşya ile bile, aslında çok eşyalısındır. Çünkü çocukların oyuncakları vardır. Severler çocuklar oyuncakları ve anne babalar da, çocuklarına oyuncak almayı. Fakat, bazen de düşünürsün “bu kadar çok oyuncağı var ama, hangisini hakkıyla oynuyor” diye. Peki bir oyuncağı hakkıyla oynamak nedir? Okumaya devam et

En kolay balık çorbası tarifi

IMG_0597

Tarhanalı balık çorbası mı? Balıklı tarhana çorbası mı?

Bizim kültürümüzde yeme içme olayı çok önemlidir. Hatta, o kadar önemlidir ki, eve gelen misafirimize, eşimize, çocuğumuza, arkadaşımıza yaptığımız yemeklerden tattırabilmek için büyük savaşlar veririz. “Çok sağ ol, ben almayayım” lafı bizim lügatimizde yoktur. Yani varsa da, biz kabul etmeyiz. O kadar emek vermişiz, güzel yemekler yapmışız o zaman karşımızdaki biz “doydun” diyene kadar doyamaz. Bu kadar! Okumaya devam et

Banyo meselesine çözüm

IMG_0541

Annenin banyo sorunsalı!

İki çocukla yaşamın, çok tipik bir sahnesini anlatacağım şimdi. Çocuklar kendi hallerinde oyuna dalmış, sen eline kitabını ve kahveni almış, eşin de kendi halinde bir şeylerle uğraşıyor, öyle takılıyorsunuz işte. Sonra sen, “kızım her şey bu kadar mükemmel ise ne duruyorsun, hadi kalk ve hemen kendini banyoya at” diyorsun. Ve uyuyan yılanları uyandırmaktan çekinerek, sessiz ve çevik adımlarla banyoya giriyorsun.  Okumaya devam et

Ev(ren)sel Anne Hakları Bildirgesi

IMG_0512

Anneyiz, haklıyız!

Bir sürü kimlikle dolanıyoruz hayat içinde, farkındasın değil mi? Birinin annesisin, birinin sevgilisi, başkasının öğretmeni, ötekinin arkadaşı, birinin sırdaşı, birilerinin doktoru, müdürü, çalışanı, patronu, dostu, kardeşi, evladı…Ve üzerindeki bütün kimliklerin senin hayattaki duruşuna kattığı bir şeyler var. Yine de, hayatta ne kadar fazla kimliğe sahip olduğun değildir senin mutluluğunu sağlayacak olan şey. Önemli olan, o kimliklerin içinde bile senin kendini, aslını unutmamandır. Okumaya devam et

Pratik kahvaltı seçenekleri

IMG_0453

Fıstık ezmeli kurabiyeli yulaf ezmesi…

Uzun zamandır evde kahvaltı yapmaya alışık biri olduğumdan dolayı, kahvaltı seçenekleri konusunda bayağı bir geniş arşive sahibim. Zaman içinde deneyerek, sıkılıp, yeni bir şeyler yaratmaya çalışarak, oradan buradan, ondan bundan topladığım fikirleri birleştirerek ve elbette ki kendi damak zevkime de uygun olarak pratik kahvaltı seçenekleri oluşturdum.  Okumaya devam et

Bir küçük aşı hikayesi

image

Şu resimdeki küçücük, kırmızı minnak nokta var ya, bütün bir gün mızlanma sebebi olabilir. Çocuklar için, senin beklemediğin bir çok şey mızlanma sebebi olabilir aslında. Ama aşı..önemlidir. Ve bir çocuğun hayatında başına sıklıkla gelen bir olgudur.
Geçenlerde, yine böyle bir aşıdan sonra eve geldik, benimki “çok ağrıyor, yanıyor” falan demeye başladı durup durup. Ara sıra unutuyor ama aniden yeniden başlıyor söylenmeye.

Ben de hemen anlattım o ağrının ne anlama geldiğini. Dedim ki, ooo kolun ağrıyorsa süper bişey! Demekki vücudundaki askerler, aşıyla vücuduna yollanan askerlerle çok iyi anlaşmış ve içeride kutlama yapıyorlar. Dans ediyorlar, yerlerde sürünüyorlar, zıplıyorlar..o yüzden sen de kolunda acı hissediyorsun. İçeride kutlama var yani. Eğer mutsuz olup, anlaşamamış olsalardı somurtup sakince otururlardı ve aşı bir işe yaramamış olurdu. Onun için kolun ağrıyorsa, üzülme. Hatta gel, biz de bunu kutlayalım. 
Koca çocuk deyip, inanmaz deyip böyle hikayeler uydurmaktan geri kalma. Ben hep yaparım bunu. Her şeye bir hikayem vardır. İnanmasa bile, acısını unutup kikir kikir gülüyor, anne yaaa uydurma falan diyor, ama en azından bu hikayeyi onu rahatlatmak için uydurduğumu biliyor.
Bu bile acısını alıp götürmeye yetiyor.

Sen de anlat bu veya buna benzer bir hikayeyi çoçuğuna, aşı zamanlarında ya da hasta olduğu anlarda. Böylece, önemsendiğini bilir. Acısı da toz olup uçar gider..