Bir kadının hikayesi

IMG_4036Bir varmış bir yokmuş, iki çocuklu bir kadın yaşarmış gizli mutsuzluklar ülkesinin birinde. Bu kadın, çevresinde olup biteni, başına her geleni alışılagelmiş mutsuzluk algısıyla benimser ve bu şekilde hayatından şikayet ederek yaşarmış. Ama sanırmış ki, yaşam böyle ve bu şekilde yaşamak olması gereken, normal bir şey.

İşleri varmış, yemek yapmalıymış, çocukları doyurmalı, çamaşırları makineye atmalıymış. Bu kadının ütülenecek gömlekleri, yıkanacak bulaşıkları ve sürekli dağılan bir evi varmış. Hep bir şeylere yetişmek için çabalar, didinir ama her günü yine hiçbir şeye yetişememe duygusuyla bitirirmiş. Okumaya devam et

“Kadının Fenni” – Haziran ayı kitabı

IMG_5568Git gide kadına daha az değer veren bir toplum oluyoruz, tam tersi olması gerekirken. Neden tam tersi olması gerekir dersen, çok fazla geriye gitmeye gerek yok, Cumhuriyet tarihine baksan kadının görünmezlikten çıkıp nasıl birey haline geldiğini görürsün. Kadın kendine verilen hakları bir bir kazanmışken, günümüzde  bu haklar konusunda daha fazla ilerleme göstermiş olmasını beklersin. Kadının toplumun daha fazla içine girmesini umarsın. Oysa ki, bugün, kadın yeniden içinden çıktığı sis bulutuna doğru gönderilmek isteniyor ve bu durum, her kadın gibi (!) benim de içimi daraltıyor, ruhumu sıkıştırıyor. Ama umudumuzu kaybetmek yok.  Okumaya devam et

Memeden kesme maceramız

IMG_4800İkinci çocuk olmasından dolayı, memeden kesme konusunda oldukça tecrübeli olduğumu düşünüyordum. Çünkü daha önce benzer durumdan Kağan ile geçmiş ve hiç sorun yaşamadan atlatmıştık. Geriye dönüp baktığımda, kendimi şimdiki kadar çaresiz hissetmediğimi hatırlıyorum. Demek ki neymiş? Her çocuk yeni bir tecrübe, farklı bir kişilikmiş. Ve her çocuk farklı bir anne doğururmuş. Aynı problemler iki kardeşte bile aynı çözümlerle çözülemezmiş. Ya da anne bile değişirmiş ve eski çözümleri tercih etmeyebilirmiş.
Okumaya devam et