Ana dili gibi “İngilizce” konuşmak

İngilizce öğrenimi

Dersimiz İngilizce, open your books!

Ben bir İngilizce öğretmeniyim; teoride stajlardı, eğitimdi, gönüllü öğretmenlikti falan derken 15 yıldır bu sektörün içindeyim. Pratikte ise  yaklaşık 12 yıldır bu mesleği yapıyorum ve ilkokul çağından üniversite çağına kadar her seviyede öğrenci ile çalışma fırsatım oldu ve uzun bir zamandır da üniversite öğrencileriyle akademik bir ortamda devam ettiriyorum mesleğimi. Yok yahu, sakin ol; buraya akademik hayatımın detaylarını yazmayacağım. Bunları söyledim, çünkü bahsetmek istediğim konu, en genel hatlarıyla, çocuklarda İngilizce öğrenimi. Kendimi tam da bu konuda uzman olarak görsem de, söyleyeceklerim benim
inandığım, kişisel görüşlerimdir.  Benim gibi İngilizce öğretmeni olup da tam tersini düşünen arkadaşlarım da var lakin. Neticede, bu işin bir doğrusu veya yanlışı yok, sadece bakış açısına göre farklılıkları var.

Fakat bu konuda yazmama vesile olan şey, İngilizce öğrenimi hakkında HİÇBİR şey bilmediğine emin olduğum kişilerin, bu konuda ahkam kesmesidir. Ben, bu kişilere yardımcı olmak için görüşlerimi tüm samimiyetimle bildiriyorum ama kafalara yerleşmiş popüler ve klişe görüşlerin bir türlü değişemediğini görüyorum.

Öncelikle İngilice öğrenimi ve İngilizce edinimi çok farklı şeylerdir. Bir dili öğrenme, öğrenmeye uygun olan materyallerle oluşturulmuş bir ortamda gerçekleşir. Dil edinimi ise, tamamen otantik ortamda, kendiliğinden meydana gelir. Türkiye’de İngilizce öğrenebilirsiniz ama Londra’da yaşarsanız bir süreliğine, bu dili doğal olarak kazanırsınız. Bunları neden söyledim? Çünkü Türkiye’de başını alıp giden bir native-like (ana dili gibi) merakı var. Yani ebeveynlerin çoğunda, çocuklarını tıpkı bir Amerikalı ya da İngiltereli biri gibi İngilizce konuşturma merakı var. Çocuklara da bu empoze ediliyor ve kolejler de çoğunlukla bunun üzerinden pazarlıyorlar eğitimlerini. Ama işin aslı böyle olsaydı, şu anda üniversitede, meşhur kolejlerden gelip de hazırlığı geçemeyen bir öğrenci kitlesiyle aynı sınıfta olmazdım. Üstelik kolejlerde okuyan herkes, ki bu da Türkiye nüfusunun ciddi bir oranı, ana dili gibi İngilizce konuşuyor olurdu. Ama ana dili gibi İngilizce konuşmak için, kişinin uzun bir süre boyunca bu dile maruz kalması gerekir.

Çok kişi soruyor bana evde çocuklarımla neden İngilizce konuşmadığımı. Neden konuşacak mışım? Benim ana dilim Türkçe, çocuklarımla beraber Türkiye’de yaşıyoruz, o zaman neden böyle bir özentinin, yapaylığın içine gireyim ki? Ha, benim ana dilim İngilizce olsaydı, o zaman çocuklarımla evde İngilizce konuşurdum elbet Türkiye’de bile yaşasak. Ama günümüzdeki popüler yabancı dil eğitimi anlayışına göre, ana dili gibi İngilizce konuşmak çok önemliymiş. Neye göre? Kime göre? Akademik dünyada çok başarılı sayılı işlere imza atmış, dünyaca tanınan Avrupalı birçok akademisyen, gayet de kendi aksanlarıyla konuşuyorlar İngilizceyi. Bunu hem kendi katıldığım konferanslardan, hem de eşimin katıldığı konferanslardan biliyorum. Bu insanlar İngilizce biliyorlar ve evet, bu dile gayet hakimler ama native-like değiller. Ve bu hiçbir şeylerine engel değil.

Bir İngilizce öğretmeni olarak, İngilizce’nin, ve dahi diğer tüm yabancı dillerin, öneminin farkındayım ve bu konuda bir anne olarak gayet bilinçli bir şekilde çocuklarımı destekliyorum. Aynı motivasyonları öğrencilerime de aktarıyorum. İngilizce’yi düzgün bir şekilde telaffuz etmenin de ne kadar önemli olduğunu biliyorum ama bir İngiliz aksanıyla konuşmanın çok gerek olmadığını düşünüyorum. Bir Fransız, bir Alman nasıl kendi aksanlarını koruyup mükemmel İngilizce konuşabiliyorsa benim çocuklarım da aynı mükemmellikte konuşabilir. Kaldı ki aksan, yöresel farklılıkları içerir, doğrusu ya da yanlışı olmaz. Ana dili gibi İngilizce konuşması istenirken çocukların, kimin ana diline göre konuşmalı?  İskoçya, İrlanda, Kanada, Avustralya, Amerika ve daha bir çok ülkede ana dil (resmi dil) İngilizcedir ve hepsinin kendine has aksanı vardır. Bizlerdeki Amerikan aksanının merakı niye?

Bu sebeplerden ötürü, ebeveynlerde umarsız bir yabancı öğretmen merakı var. Hangi okuldan mezun, hangi bölümden mezun, pedagoji eğitimi almış mı bunların hiç önemi yok onlar için. Yeter ki, yabancı olsun. Kendi ülkesinde aşçı olup da, Türkiye’de bir kolejde İngilizce öğretmenliği yapan bir tanıdığım var ve Türk hocalardan daha fazla para alıyor. Yabancı hocası olmayan okulun İngilizce öğretemeyeceğini düşünüyor konuştuğum bazı insanlar. Oysa ki, bir şeyi bilmekle o şeyi öğretmek arasında çok büyük farklar vardır. Öğretmenin eğitimi vardır ve gerçek İngilizce öğretmenleri o eğitimi alır.

Yani, gördüğünüz her yabancı öğretmen aslında “öğretmen” olmayabilir, ana dili İngilizce olan herkesin öğretmen olmadığı gibi. Üstelik yabancı bir öğretmen bile tek başına yeterli değildir çünkü Türkiye’de yaşayan birinin yabancı dil öğrenirken karşılaşacağı muhtemel sorunları  yerli bir öğretmen çok daha iyi bilir. Çünkü öğretmenlik sadece teoride alınan bilgileri kullanmaktan ibaret değildir; içgüdü gerektirir, kültürü tanıma gerektirir, öğrenciyi anlayabilme gerektirir. Yani çocuğunuza İngilizce öğreteyim, onun ana dili gibi İngilizce konuşmasını sağlayayım derken çocuğunuzu bu işten tamamen soğutmanız da mümkün.

Velhasıl, bu konu aslında çok uzun ve detaylı. Ve daha sonraki yazılarda bu detaylara değineceğim ve bu konu hakkında yazmaya devam edeceğim. Ama son söz olarak şunu söylemek istiyorum; İngilizce öğrenimi sırasında, bir çocuğun İngilizce’yi sevmesi, onu native-like konuşmasından çok daha önemli ve de faydalıdır.

 

Ana dili gibi “İngilizce” konuşmak” üzerine 3 yorum

  1. Gülşah dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş tam da araştırdığım bir konuydu. Peki size danışmak isterim ortaokula başlayacak bir oğlum var bazıları artık oğlumu ingilizce kursuna gördermem gerektiğini ileride işine yarayacağını söylüyor bana da nedense erken geliyor sonuçta kursta öğrenecek ama evde türkçe konuşacak. Siz ne düşünüyorsunuz?

    • selen dedi ki:

      Teşekkür ederim, faydalı olabildeysem ne mutlu. Bence, çocuğunuzu İngilizce kursuna gönderin ama kursun düzgün öğretim yapan bir yer olduğundan emin olun. Piyasada çok fazla gereksiz kurs var bence. Evde Türkçe konuşması, İngilizce öğrenmesini engellemez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.