“Annelik her zaman tozpembe değil” – Eylül ayı kitabı

Annelik Her Zaman Tozpembe Değil (mi)

Annelik her zaman tozpembe değil (mi)

Annelik denilen o çok aşırı kutsal olgu, tamamen kişiden kişiye değişen bir durumdur aslında. Daha önce de söylemiştim, bu işin bir standartı yok maalesef. Yani annelik nasıl yapılır sorusu kanımca hiçbir canlı tarafından hiçbir anneye yöneltilmemelidir çünkü bu sorunun cevabı yoktur. Aslında vardır da, senin duyduğun cevap, senin cevabın değildir. Lakin her anne olan insan evladının yaşadığı ortak noktalar vardır; mesela çocuktan önce ve çocuktan sonra olmak üzere tam ortadan ikiye ayrılmış bir hayat gibi. İşte bu gerçekleri okumak, öğrenmek insanı rahatlatır, kişiye derin bir oh çektirir “yalnız değilmişim” diye. Bu ayın kitabı da okurken insana sürekli “oh be” dedirten bir kitap. Sevgili blogcuanne Elif Doğan’ın Annelik Her Zaman Tozpembe Değil kitabından bahsediyorum.

Anneliğin her türlü halini en doğal haliyle anlatıyor Elif Doğan. Kitabı yüzümde sürekli bir tebessüm ve içimde sürekli “işte, evet, biliyordum” diye konuşan öteki benle birlikte okudum. Aslında bu kitabı ikinci okuyuşum. Onun dışında, canım ne zaman sıkılsa, çocuklardan ne zaman fenalık gelse, açıyorum herhangi bir sayfasını, okuyorum hap gibi, iyi geliyor bana. Sonra tekrar gerçek dünyaya dönüyorum. “Yalnız değilmişim” diyebilmek bazen ne kadar önemli bir bilsen. İşte bu kitapla, bu lafı sık sık söylüyorum ben. Bu kitapla Elif bana ihtiyacım olduğuna hep yardım ediyor aslında. Sonra ben kendimi daha iyi hissedince ben de başka ihtiyacı olan annelere yardım ediyorum. Sonra o anneler kendilerini normal hissedince, bir diğer anneler rahatlıyor. Gizliden gizliye bir kız kardeş dayanışması gibi bir şey. O yüzden seviyorum böyle kitapları.

Kitapta “anne” yi tanımlayan bir sürü güzel anekdot var. Benim en sevdiklerimden:

eylül ayı kitabıÇocuğundan ayrı olduğunda suçluluk duymadığı için suçluluk duyan rahatsız kişiye anne denir.

veya,

Makyaj çantasından lego çıkan, tırnaklarının arasında oyun hamuru olan kişiye anne denir.

ya da,

Çocukla tatile çıktıktan sonra bir tatile daha ihtiyacı olan kişiye anne denir.

Çocukların, biz yetişkinlere o çok garip gelen ama aslında çok normal olan evrensel özelliklerinden de bol bol bahsedilmiş kitapta.

Çocukların “bağırmadan oyna”malarını istemek, arabaların benzinsiz çalışmasını beklemekle aynı şeydir.

img_8952Şu anda bunları yazarken bile keyiflendim yendiden, yetmez mi? Anneliğini sevmen için sana bir sürü bahane sunan bir kitap işte. Sanmayasın ki, sadece senin çocukların arıza, sadece seninkiler evin altını üstüne getiriyor ya da sadece seninkiler birbirini yiyor. Yalnız değilsin. Ve bu kitabı okuduğunda, bunu daha iyi anlayacaksın.

O zaman, iyi okumalar…

“Annelik her zaman tozpembe değil” – Eylül ayı kitabı” üzerine 2 yorum

  1. Burcu Bağcı dedi ki:

    harika, yalnız olmadığını bilmek gerçekten çok güzel. Hele ki suçluluk duymadığı için suçluluk duyan kişi ifaadesi 🙂 bitirdi beni

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.