Biat etmek ve ebeveynlik

Bizim kültürümüzde, hemen hemen herkesçe bilinen ve kabul edilen bir “ideal çocuk kavramı” var. Peki, buna göre nasıl olmalı ideal çocuk? Uslu. Evet, her şeyden önce uslu olmalı. Senin dediklerini dinlemeli, sözünden çıkmamalı, sen ne dersen kabul etmeli. Bunu, şimdilerde pek popüler olan bir kelimeyle tanımlarsak sana biat etmeli çocuğun. Bu benim görüşüm değil, ama hala çok yaygın olan ve daha da yayılması beklenen bir görüş maalesef. Okumaya devam et “Biat etmek ve ebeveynlik”

Çiçekli Kral Yemeği

Bu hikâye tamamen, bir annenin, çocuğunu karnabahar yemeye ikna etmesi amacıyla, anlık olarak uydurulmuştur. Ve işe yaramıştır! Üstelik, hala da işe yaramaktadır. Aynı hikâye sizde hiç rağbet görmeyebilir ama denemekte fayda var; olmazsa da siz bir tane uyduruverirsiniz. Bu hikâyenin asıl amacını “Sebze Yemez misin Küçük Kız” adlı bir önceki yazımda bulabilirsiniz. Okumaya devam et “Çiçekli Kral Yemeği”

Sebze yemez misin küçük kız?

Yemek konusu, hassas iştir anneler arasında. Daha önce de yazdığım gibi; her anne, çocuğunun doyma eşiğini farklı olarak belirler, çocuktan tamamen bağımsız olarak. Bu, genelde bizim kültürümüzün bir parçasıdır. Karşımızdakinin doyup doymadığına biz karar veririz. Bu karar verme çocuklarımızla başlar, misafirlerimize kadar gider. Mesela, tabağında börek mi bırakmış Okumaya devam et “Sebze yemez misin küçük kız?”

Devlet okulu mu, Özel okul mu

Hem bir eğitimci, hem de bir anne olarak bu konuda bir şeyler yazmayı uzun zamandır düşünüyordum. Çünkü kendimden de tecrübe ettiğim üzere, okul çağına yaklaşan bir çocuk, anne baba için yeni maceraların habercisidir ve “okul seçimi” birçok anne babanın uykusunu kaçıran bir mevzuudur. Öncelikle, bu konuda ilk olarak söylemem gereken şeyi, en başta Okumaya devam et “Devlet okulu mu, Özel okul mu”

“Korku”

Stefan Zweig’ın ilk okuduğum kitabı Satranç idi. Ve o kısacık romandan o kadar etkilendim ki, eve Stefan Zweig serisi yaptım. Ve İlknur İgan’ın çevirisinden Korku‘da o serideki kitaplardan biri oldu. İş Bankası Kültür Yayınları’nın,  “Modern Klasikler Dizisi” serisinin yazarı ve kitaplarını daha da tanınır bir hale getirdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Okumaya devam et ““Korku””

Basit ve Mutlu Yaşam – Bir annenin dönüşüm hikâyesi

Aslında her şey 2009 yılında anne olmamla başladı. 26 yaşımdaydım. Çevremde bırak çocuk doğurmayı, henüz evlenmeyi bile düşünen, doğru dürüst bir arkadaşım bile yoktu. Herkesin kafası, yapacağı kariyerde, gezeceği göreceği yeni ülkelerde, seyahatlerde, gideceği dans kurslarında, izleyeceği tiyatro oyunlarında, filmlerde iken, yani kısacası üniversite sonrası çevremdeki çoğu kişi kendi hayatını özgürce yaşayacağı bir dönemi deneyimlerken, ben sırtımdan soğuk terler dökerek bebek emzirmeye çalışıyordum.  Okumaya devam et “Basit ve Mutlu Yaşam – Bir annenin dönüşüm hikâyesi”

İskenderun usulü kömbe

Hobilerim arasında kurabiye pişirmek olduğunu daha önce çok kez söylemiştim. Kurabiyeyi yemekten çok, hazırlayıp, pişirmek beni daha çok mutlu ediyor. Bir de, kurabiyenin eve yayılan hafif tatlı, sıcacık kokusu… Evi yuva yapan detaylardan biri benim için… Sonrasında da, o kurabiyeleri yanında bir bardak tavşan kanı çay, bir kupa sütlü kahve ya da koca bir bardak buz gibi soğuk sütle yemek, en güzel tatlı keyfi bana. Okumaya devam et “İskenderun usulü kömbe”

Planlar alt üst olduğunda yapılacak en iyi iki şey

Bir anne için, kendine vakit ayırabileceği en değerli zamanlar, çocukların uyuduğu anlardır, bunu anne olan herkes bilir. Bu uykunun ise en makbulü öğlen uykusu zamanıdır ki o da eğer çocuğunun öğlenleri uyuma alışkanlığı varsa, yoksa mecbur gece uykusunu bekleyeceksin. Ama şu da çok bilinen bir gerçektir ki, sen çocuğunun uyuduğu zaman için plan yaparsan, o çocuk planlarını hisseder ve her zamankinden farklı bir saatte uyur ya da uyumaz, ya da uyanmaz. Okumaya devam et “Planlar alt üst olduğunda yapılacak en iyi iki şey”