Banyo meselesine çözüm

IMG_0541

Annenin banyo sorunsalı!

İki çocukla yaşamın, çok tipik bir sahnesini anlatacağım şimdi. Çocuklar kendi hallerinde oyuna dalmış, sen eline kitabını ve kahveni almış, eşin de kendi halinde bir şeylerle uğraşıyor, öyle takılıyorsunuz işte. Sonra sen, “kızım her şey bu kadar mükemmel ise ne duruyorsun, hadi kalk ve hemen kendini banyoya at” diyorsun. Ve uyuyan yılanları uyandırmaktan çekinerek, sessiz ve çevik adımlarla banyoya giriyorsun. 

Tamam, işte birinci aşamayı başarıyla tamamlıyorsun ve içinde başarının devam edeceğine dair küçük ama inandırıcı bir umut, adımını atıyorsun küvetten içeri. Ve işte o an, ne oluyorsa oluyor. O an, tüm evrenin merkezi senin üzerine doğru kayıyor ve sen bir anda tüm evreni kurtaracak tek kişi oluveriyorsun. Daha 4 dakika önce içeride kuzu gibi oynayan çocuklar bağırıp çağırmaya, akıllı uslu duran eşin adını sayıklamaya çoktan başlamış oluyorlar. Sanırsın, az önce başka bir boyuttaydın, farklı bir gerçeklikte yaşıyordun. Çünkü, inanamazsın her şeyin bu kadar kısa süre içinde ters yüz olabildiğine.

Ya da kafanda başka bir ihtimal, tüm aile fertlerinin, senin banyo saatini sabote etmek için özel bir eğitimden geçtiğine inanırsın. “Annenin banyo saatini engelleme-101” de, dersin adıdır belki de kimbilir?

Zaten artık o andan itibaren, önünde çok seçeneğin de yoktur. Ya hızlıca duşunu alır ve yine hızlıca kurulanıp, kopmakta olan kıyametin içine dalarsın ya da hiç zahmet etmez, pis olmanın anneliğin fıtratında olduğuna bir kez daha kanaat getirir, suya parmağının ucunu bile değdirmeden çıkarsın kapı dışarı.

Ve bu durum, her banyo etmeye kalkıştığında o kadar sık başına gelir ki, artık banyoya girerken kalp atışların bile hızlanabilir. Yok, heyecandan değil! Korkudan! Her an her şey olabilir korkusundan.

O yüzden, ben bu konuda çok düşündüm. Bu işe bir çözüm bulmaya çalıştım. Kitaplar okudum, ansiklopediler bitirdim, seminerlere katıldım (yok artık tabii ki de!). Çözüm falan bulamadım. Baktım, durum bu. Baktım, bir müddet daha değişen bir şey olmayacak. E, o zaman bunu kabulleneyim, dedim. Yok, hemen öyle umutsuzluğa kapılma, kabullenmek dedim diye. Çözüm dediğim, zaten bu kabullenişin içinde.

İşte çözüm:

Banyoya gireceğim zaman, artık öyle kaçarcasına, parmak uçlarında girmiyorum. Hatta evde herkese ilan ediyorum “ben banyoya giriyorum, elinizden geleni ardınıza koymayın” diye. Ve kıyamet de kopsa, ben suyun altında şarkı söyleyerek keyfimi tamamlıyorum. E, ne yaparsın?

Baktın şartları değiştiremiyorsun, o zaman sen kendini o şartlara adapte edeceksin. Yoksa, vallahi de billahi de çekilmez hayat.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.