“Başarıya götüren aile”

 

IMG_0206

Kahveyle ne yakışır okumak!

İlk adımı ben atayım dedim ve kısa bir süre önce okumuş olduğum bir kitapla başlamak istedim. Kitap, tüm yazılarını önceden beri severek okuduğum ve konuşmasını, mizacını da çok sevdiğim Doğan Cüceloğlu’nun Başarıya Götüren Aile kitabı.

Kitap aslında, sınav döneminde çocuğu olan anne babalara rehberlik etmek amacıyla hazırlanmış olsa da, içindeki bilgiler, öneriler çocuğun doğumundan itibaren anne babalara yol gösterecek cinsten. Ben severek okudum. Altını çizerek okudum. Ve eminim benimkiler büyüyüp, sınav dönemine geldiklerinde (acaba o zamana kadar üniversite sınavı diye bir şey olacak mı) tekrar tekrar okuyacağım bir kitap olacak.

Burada amacım kitap eleştirisi yapmak değil elbette. Sadece bu kitabı okudum, çok sevdim ve kesinlikle anne baba olan herkesin okumasını tavsiye ederim.

Kitapta insanları olduğu gibi kabul etmek üzerine altını çizdiğim bir cümle mesela; “örneğin taşla ilişkinde ya taşı olduğu gibi kabul edersin ve böylece taşın sert olduğunu anlarsın ve ayağını taşa vurmamaya özen gösterirsin ya da taşı olduğu gibi kabul etmezsin ve sert taşa ayağını vurup da ayağın acıdığında avazın çıktığı kadar bağırır ve taşa küfredersin” . Ne güzel ne basit ve ne yalın bir benzetme insan ilişkileri üzerine. Ne kadar çok şikayet ediyoruz oysa ki, ayağımıza taşa her vurduğumuzda, öyle değil mi?

Çocuğunu olduğu gibi kabul etmeyen, sürekli onu kendi istediği yöne doğru çekiştirip duran o kadar çok anne baba var ki çevremizde. Bu kitabı okuyup, en azından bunu fark eder ve sen de böyle bir yola girersen kendini frenlemenin yollarını keşfedersin.

Ve anne babaların çocuğuna mutlaka vermesi gereken çok önemli 5 mesajdan bahsediyor kitap. Bu mesajlar, özetle;

  1. Seni umursuyorum.
  2. Seni olduğun gibi kabul ediyorum. Aksak davranışların olabilir ama sen özünde muhteşemsin.
  3. Senden bir tane daha yok, çok değerlisin.
  4. Senin istediğini yaratabilme gücüne inanıyorum.
  5. Sen, sırf kendin olduğun için sevilmeye layıksın.

Ben, mesela, çocuklarıma yukarıdaki cümleleri var olan her farklı versiyonuyla söyledim, söylüyorum. Başkalarının çocuklarının ne yaptıkları, çocuklarını nasıl kurallarla yetiştirdiklerini değil, kendi değerlerimi önemsiyorum. Her höt dediğimde gözü yere bakan akıllı uslu çocuklardansa, söylediklerimi sorgulayan, beni bile eleştirebileceğini bilen çocuklar yetiştirmeyi önemsiyorum.

Velhasıl çok güzel kitap, mutlu ediyor okuyunca. Bu bile yetmez mi?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.