Basit ve mutlu yaşam

Kendinde sevmediğin veya değiştirmek isteyip de değiştiremediğin ne varsa, evren karşına hep onu çıkartıp durur. Ta ki sen anlayana kadar..

Ben de senin gibi şehir hayatının içine sıkışmış, içinden çıkılmaz gibi görünen görev ve sorumlulukların altında kaybolmaya başlamış, ev hayatı, iş yaşamı, özel yaşam, eş, çocuk derken kendini unutmuş ya da o noktaya çok yaklaşmış ve hayatımın kontrolünü tamamen kaybetmiş bir durumda rüzgarın beni götürdüğü yere savrulmaktaydım.

Ne zaman? Yaklaşık altı yıl önce.

Yaşantım aslında çok daha önceden sinyal vermeye, tehlike çanlarını çalmaya başlamıştı da ben o zamanlar o sesleri duyup, neye işaret ettiklerini yorumlayacak durumda değildim. Çünkü ben kendi hayatımın içinde boğulmaktaydım. Lakin, insan benim durumumda olduğunda nedense boğulduğunu fark etmiyor. Yaşamın kendisinin öyle olduğunu düşünüyor, her şeyi doğalmış gibi karşılıyor.


Ama daha sonra neyi  keşfettim biliyor musun? Hayatımın hiç de başkalarının istediği şekilde ilerlemek zorunda olmadığını… kendi seçimlerimi yaparak, kendi yolumu çizebilmenin mümkün olduğunu.


basit ve mutlu yasamNe dersin, gerçekten çocuklu ama basit ve mutlu bir yaşam imkansız mı sence? Ben bunun imkansız olmadığını kendime göstermek için yazıyorum en çok da. Çünkü benim için yazmak kendim için yaptığım bir şey. Belki “o şey” senin için yemek yapmak, resim yapmak, şiir yazmak, takı yapmak, bez bebek yapmak, kitap yorumlamak veya aklıma hiç gelmeyen başka başka şeylerden biri de olabilir.

Ama bir şey vardır mutlaka…

Bir kurcalasan neler çıkar bence de…iş ki buna heves edesin.

Hep söylenen, sürekli duyduğumuz bir laf zaten hayatın ve anneliğin çok zor olduğu. Biraz da kolaylaştırmanın, kabullenip adapte olabilmenin, keyif alabilmenin yollarını arasak, bu noktalara odaklansak çok mu fena?

Belki her şey umduğumuzdan daha kolaydır. Kim bilir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.