Basit yaşam mı?

Etrafımdakilere ilk olarak basit yaşam dediğimde, ki bu yaklaşık bi 6 yıl önceye falan tekabül ediyor, edindiğim ortak görüş şu idi; basit yaşam sorumsuz yaşam demek. Bir nevi kafayı sadece doğal ve ekolojik yaşama, geri dönüşüme ve organik beslenmeye takmış, sürekli yoga yapan, hiçbir teknolojik aleti kullanmayan ve durmadan kendiyle uğraşıp duranların benimseyeceği bir yaşam biçimi.

Ha bir de şu var; ortalıkta sürekli pozitif düşünelim, ağaçları çiçekleri böcekleri sevelim, lay lay lom yaşayalım, çocuk mu pislemiş takmayalım, işler mi birikmiş umursamayalım tadında bir hayat.

Oysa ki hayır dostum, bu saydıklarımdan hiçbiri benim emek harcayıp, üzerine kafa yorduğum yaşam biçimi değil. Çünkü bu saydıklarımın hiçbirinin sürdürülebilir olduğuna inanMIyorum. Ve hatta bu saydıklarımın gerçek yaşamla ilgisi olduğunu da düşünMÜyorum.

Bırakalım insanlar, kelimelere yükledikleri anlamlarla uğraşa gelsin, biz burada kendimiz dolduralım istiyorum kelimelerin anlamlarını… Sözlükteki anlamlarıyla değil, yürekteki anlamlarıyla uğraşalım sözcüklerin…


En kısa ve öz haliyle kendi hayatımdaki her şeyin farkında olarak yaşamamı tanımlıyor basit yaşam dediğim.

Başka bir deyişle kazara değil, kasıtlı yaşamayı tanımlıyor.


Farkında mısın her gün yüzlerce seçim yaparak bitiriyoruz günlerimizi. Peki ya, yaptığımız seçimlerin sebebini biliyor muyuz? Yoksa önümüze sunulanı, bize ittirileni mi seçmek zorunda hissediyoruz kendimizi?

basit-yasam-miÇevrene bir bakmanı rica edeceğim senden. Şöyle çaktırmadan bir bak. Sürekli şikayet edip yine de aynı şekilde devam edenlerle dolu dünya. Sürekli isteklerini dile getirip, onları gerçekleştirmek için bir tek adım bile atmayanlarla dolu dünya. Mutsuzluklarının sebebini başkalarına yıkan ve sürekli kurban rolünde yaşayanlarla dolu dünya. Öyle değil mi?

Çünkü bu sayede her olumsuzluk, her problem mutlaka kişinin dışındadır ve bu kişiler hep mağdurdur. Sanırsın ki, yaşadıkları problemler bir tek onlarda var. Sanırsın ki, yakınmayan her insan harika hayat yaşıyor. Sanırsın ki hayat sadece onlara zor. Oysa ki, insan silkelenmeyi de bilmeli. Kendi hayatı için, başta kendini ele almalı, sorgulamalı.

Yaşamını kendi oluşturduğun önceliklere göre yaşar, her şeyden önce kendi değerinin farkında olur, sürekli tüketip boş bir hayat yaşamayı değil, sevdiğin işleri yapıp bir şeyler üreterek var olmayı tercih edersen basit yaşam senin için de var demektir. Ama bunun için elini taşın altına koymalısın.

Çocuklarının olup olmaması inan hiç farketmez. Onlarla da mümkün yukarıda saydıklarımı gerçekleştirmek. DİKKAT! Bu şekilde yaşamak için, bankada belli bir miktar paranın olması da gerekmiyor. Çünkü, böyle yaşamak bedava. Sadece kararlı olman gerekiyor. Çünkü, dediğim gibi basit yaşam biraz dalgaların üstüne doğru yüzmek gibi.

Peki neden böyle yaşamak istersin?

Çok basit; eğer yaşantının gidişatından memnun değilsen ve yaşadığın hayat senin seçimlerini yansıtmıyorsa.

 

Basit yaşam mı?” üzerine 2 yorum

  1. Dilek Dilek dedi ki:

    Sadeleşmek varılacak bir nokta değil, bir süreç. Hayatına yerleştirmeyi başaranlar için bir yaşam tarzı… Derin mevzuu. Ucundan kıyısından bile yakalamış olmak hayata değer katmaya yeter.
    Benimki planlı programlı bir süreç değildi, tamamen içgüdüsel olarak gelişti.
    Belki düşünüp “Napcam ben Napcam ben” diyenler vardır da onlara önerim; “Bir yerden başlamak lazım…”
    Neresiyse seni cezbeden oradan başla; Evini sadeleştirmek mi, iş yerini mi, belki sadece bilgisayar ve telefonunudur, ruhunu, bedenini, gardırobunu, sosyal çevreni hatta hedef büyük tüm hayatını…
    Sadeleşme yolunda ilham, yardım arayan herkese yepyeni kapılar açtığınızı düşünüyorum…Ellerinize, emeğinize, yüreğinize sağlık…
    Bu arada düzenlemiş olduğunuz çekilişe katılmaktan mutluluk duyarım…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.