Neden basit ve mutlu yaşam?

Hayatta isteyip de yapamadığın şeyler için hep bahanelerin var mıdır? Bir düşünsen… Benim vardı mesela. Hem de ne bahaneler. Başıma gelen her şeyin olmasa da, bir çok şeyin sebebi benim dışımdaki faktörlerdi. Şimdi düşünüyorum da ne büyük haksızlık etmişim içinde yaşadığım evrene.

Oysa ki, dikkatli bakarsan, aradığın her şeyin mevcut olduğunu göreceksin. Sadece bakmakla görmek arasındaki farkı bilmek gerekli.

Göz her yere bakar ama ancak görmek istediğinde görür istediğini…

Çocuklarım evin duvarlarını boyuyor, ben onlara “ne güzel resim yapmışsın” diyorum. Evime gelen, her kimse, ne kadar pis ya da umursamaz olduğumu düşünebilir. Bu onun algısıdır.

Her iş çıkışı kendime, ama sadece kendime, en az 1 saat vakit ayırıyorum. Nasıl keyif alıyorum anlatamam. Bir nevi deşarj oluyorum sanki. Başkaları, benim bencil olduğumu düşünebilir. Bu da onların algısıdır.

Peki sinirlerimi mi aldırdım ben? Elbette hayır. Yine sinirimi bozan, ya da keyfimi kaçıran benim dışımda durumlar oluyor. Ama bunu çok çabuk fark ediyorum, çünkü farkındalıkla yaşamaya çalışıyorum. Ve bu keyifsizlik ve sinir bozucu anlar çok kısa sürüyor. Kısa sürmesi için kendimle iletişim içinde oluyorum çünkü. “Haydi ama, başkalarının algısı yüzünden eve sinirli gitme” diyorum mesela.

Her şey değişiyor her saniye. Çevrende gördüğün her bir şey. Sen de değişiyorsun. Her an yeni seçimler yapıyorsun ve onların sonuçlarını yaşıyorsun. O zaman senin elindeyse sonuçlarını şekillendirmek, neden kendini mutsuz edesin ki?

Ben neyi kastediyorum basit ve mutlu yaşamdan biliyor musun? Öyle felsefi bir yaşam tarzı değil, her gün uygulanacak ufak tefek şeylerle hayatında büyük farklar yaratmandan bahsediyorum.

Adına “basit ve mutlu yaşam” dedim çünkü ikisi arasındaki ilişkiyi çok sevdim. Sen hayatını başta kendin için basitleştirip, sadeleştirdikçe kaçınılmaz olarak daha mutlu oluyorsun. Dünyayı kurtarmıyorsun evet, ama işe kendinden başlayarak dünya için de küçük bir adım atıyorsun.