Ev(ren)sel bebek hakları bildirgesi

image

Eğer ilkokul döneminde, özellikle de 6-7 yaş aralığında, çocuğun varsa, en sık duyacağın serzenişlerden biri “ama bu hiç adil değil” ya da ” ama bu haksızlık” oluyor. Dünyanın adalet düzenini kafalarında nasıl kodladılarsa artık, kendilerinin her şeyi yapması hak, senin laf söylemen haksızlık oluyor. Velhasıl, bu dönemde adalet duygusunu da çok somutlaştırarak yaşıyorlar. Daha büyük, daha uzun, daha çok, daha parlak olan ne varsa, ona sahip olamamak adaletsizlik olabiliyor.

Mesela, geçenlerde okula giderken 1 lira verdim. Evet, bildiğin 1 Türk lirası. Ama isyan etti hemen, arkadaşları 2 lira ve hatta 5 lira götürüyorlarmış. Bu çok büyük haksızlıkmış! E, şimdi sınıftaki velileri tek tek arayıp, çok para vermeyin, siz de 1 lira verin, diyecek halim yoktu. Diyelim ki dedim ve herkes 1 lira vermeye başladı. Bitiyor mu sence? Elbette hayır. Bu sefer de, başka çocuğun çantası, oyuncağı, çikolatası çıkacak karşına. Bunun sonu yok.

Çocuğuna adalet duygusunu, başkalarıyla boy ölçüştürerek ya da başkalarının standartlarını kendininkilere göre ayarlayarak öğretemezsin ki. Hayatta farklılıklar hep var ve olacak. O yüzden ben başkasına karışmam, kendi çocuğuma bakarım. Konuştum oğlumla. Herkesin hayatının, düşüncelerinin, kararlarının farklı olduğunu söyledim. Bir de yeni güzel bir kitap almıştım kitap fuarından. Tam bu konuya parmak basıyor, açtık okuduk, sohbet ettik.

Ne yaparsın, büyüyorlar böyle. Normal ama, sakin olmak lazım. Daha şimdiden bunlara dayanamayacaksak, işimiz var demektir. Daha bunun ergenliği var, sevgilisi var, arkadaş kazığı var, gençliği var…var da var yani.

Lakin evde bir kardeş olması, bu adalet kavramının Temcit pilavı gibi tekrar tekrar önüne gelmesine yol açıyor. O zaman dedik, biz bir bebek hakları bildirgesi hazırlayalım da, şu bebeğin sınırları belli olsun. Aldık elimize kağıdı kalemi, abiyle oturduk,madde madde üzerinde durarak, pazarlıklar yaparak ufaklık için bildirge hazırladık. Adına da evsel bebek hakları bildirgesi dedik. Ama evsel falan değil aslına bakarsan, bildiğin evrensel haklar bunlar. Senin, komşunun, Hans’ın, Mr. Smith’in evinde de olan şeyler. Yani bence resmen evrensel.

İşte bildirgemiz. Sen de hazırla, as ufaklığın odasına, herkes görsün herkesin hakkını, sınırlarını. Böylece evde hariçten okunan adaletsizlik gazellerinin de önüne geçersin.

EVRENSEL BEBEK HAKLARI BİLDİRGESİ

  1. Bebeklerin, istedikleri olmadığında ağlamaya hakkı vardır.
  2. Bebeklerin, abilerinin izin verdiği oyuncaklarla oynama hakkı vardır.
  3.  Bebeklerin, yere yemek dökmeye hakkı vardır.
  4.  Bebeklerin, meme emmeye hakkı vardır (ama 2 yaşına kadar).
  5.  Bebeklerin, abileri uyurken, abilerinin yatağına girip kafasına oturmaya hakkı vardır.
  6. Bebeklerin, duvarlara resim yapmaya hakkı vardır.
  7.  Bebeklerin, altına kaka yapmaya hakkı vardır.
  8. Bebeklerin, sümüklü olma hakkı vardır.
  9. Bebeklerin, annenin kucağında uykuya dalma hakkı vardır.
  10. Bebeklerin, çığlık atarak evde koşturmaya hakkı vardır.
  11. Bebeklerin, sofrada geğirmeye hakkı vardır.
  12.  Bebeklerin, abilerinin kıyafetlerini giyme hakkı vardır.
  13. Bebeklerin, abi banyo yaparken onunla banyoda olmaya hakkı vardır.

Bu bebek hakları, tüm ailenin güvencesi altındadır ve hiç bir koşulda engellenemez, engellenmesi teklif dahi edilemez. Engelleme oluşması durumunda, bebeğin tüm hakları saklı olmak koşuluyla büyükanne ve büyükbaba’yı avukat olarak atama yetkisi vardır.

Bu bebek hakları bildirgesi ile abinin gözünden kardeşinin sınırları çizilmiş oldu. Böylece zırt pırt, o haksızlık, bu adaletsizlik demesinin önüne geçtik.
Bir dakika, ne düşündüğünü biliyorum! Elbette abinin de hakları var, onları da yazacağız. Ama o zaman benim başım kel mi? Ben de anne hakları isterim! Evet, dur o zaman hemen onu da hazırlamalıyız.
Böylece herkes birbirinin adil olarak hakkına saygı duyar. Daha az kavga, daha az isyan, daha demokratik bir aile için sen de gel vatandaş!