“Şımarık Çocuk – Bir Şehir Efsanesi”

Okuduğum ve burada paylaşmak istediğim kitaplar bir hayli birikti aslında. Hepsini bir an önce paylaşmak istiyorum lakin arayı açabiliyorum zaman zaman. Bu sefer elimde tuttuğum kitap eminim birçok anne babanın dikkatini çekecek bir eser; Şımarık Çocuk – Bir Şehir Efsanesi. Alfie Kohn tarafından kaleme alınmış ve “Görünmez Adam Yayıncılık” vasıtasıyla okurlarla Okumaya devam et

“Korku”

Stefan Zweig’ın ilk okuduğum kitabı Satranç idi. Ve o kısacık romandan o kadar etkilendim ki, eve Stefan Zweig serisi yaptım. Ve İlknur İgan’ın çevirisinden Korku‘da o serideki kitaplardan biri oldu. İş Bankası Kültür Yayınları’nın,  “Modern Klasikler Dizisi” serisinin yazarı ve kitaplarını daha da tanınır bir hale getirdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Okumaya devam et

“Okulsuz Büyümek”

Çocuk eğitiminde fazlasıyla bireysel farklılıkların korunmasından yana biriyim ben. Kendim de bizzat eğitimci biri olduğum için, kendi derslerimde de buna oldukça önem veriyorum. Aşırı standart, katı kurallarla bezenmiş, tek çeşit bir ders işlemek sadece bana değil, sınıfımdaki öğrencilere de eziyet olur bence. Okumaya devam et

“Emile” – Ekim ayı kitabı

Elbette her kitap herkeste aynı etkiyi bırakmaz çünkü özünde hepimizin hayat görüşü, öncelikleri ve beklentileri çok farklı. Nasıl aynı resme bakıp, farklı şeyler görebiliyorsak, aynı kitapları okuyup farklı görüşlere de odaklanabiliriz. Hatta kendimiz bile daha önce okuduğumuz bir kitabı, yeniden okuduğumuzda eksik bulabilir, beğenmeyebilir ya da tam tersi çok daha fazla beğenebiliriz. Okumaya devam et

“Annelik her zaman tozpembe değil” – Eylül ayı kitabı

Annelik Her Zaman Tozpembe Değil (mi)

Annelik her zaman tozpembe değil (mi)

Annelik denilen o çok aşırı kutsal olgu, tamamen kişiden kişiye değişen bir durumdur aslında. Daha önce de söylemiştim, bu işin bir standartı yok maalesef. Yani annelik nasıl yapılır sorusu kanımca hiçbir canlı tarafından hiçbir anneye yöneltilmemelidir çünkü bu sorunun cevabı yoktur. Aslında vardır da, senin duyduğun cevap, senin cevabın değildir. Lakin her anne olan insan evladının yaşadığı ortak noktalar vardır; mesela çocuktan önce ve çocuktan sonra olmak üzere tam ortadan ikiye ayrılmış bir hayat gibi. İşte bu gerçekleri okumak, öğrenmek insanı rahatlatır, kişiye derin Okumaya devam et

“Satranç” – Ağustos ayı kitabı

Satranç

Ağustos ayı kitabı

Aslında yaz aylarında, özellikle de tatil modundayken, ben daha iç açıcı bir kitap okumayı tercih ederdim. Fakat Stefan Zweig’in Satranç adlı romanını, yaklaşık 7 ay önce bir kitap furarından almıştım ve bir türlü okumaya sıra gelmemişti. Hayır tabii ki, başka işleri yapmaktan okumaya sıra gelmemiş değildi (çünkü bir şeyi istedikten sonra insan mutlaka onun için zaman bulur), sadece bu kitabı okumaya sıra gelmemişti, daha doğrusu bu sırayı ben türlü getirememiştim. Bunun yerine elim hep başka kitaplara gitti durdu. Nedendir bilmem, bu kitabı tatilde okuyasım geldi ve okudum. Okumaya devam et

“Sizin hiç maviniz var mı?” – Temmuz ayı kitabı

IMG_6055Şimdiye kadar çok merak ettiklerim hep başıma geldi; çok korktuklarımla, kaçmaya çalıştıklarımla, kafamı çevirip görmezden geldiklerimle en sonunda hep burun buruna geldim. Ve öğrendim ki, hayat, sen bazı şeyleri kabullenene kadar aynı sahneyi sana hep yaşatırmış ve hiçbir şey dışarıdan görüldüğü gibi değilmiş.

Özge Uzun’un kitabı Sizin Hiç Maviniz Var mı‘ yı bir kadın olarak gururla ve bir anne olarak müthiş bir empatiyle okudum. Her bir satırında kadınlığımdan, anneliğimden Okumaya devam et

“Kadının Fenni” – Haziran ayı kitabı

IMG_5568Git gide kadına daha az değer veren bir toplum oluyoruz, tam tersi olması gerekirken. Neden tam tersi olması gerekir dersen, çok fazla geriye gitmeye gerek yok, Cumhuriyet tarihine baksan kadının görünmezlikten çıkıp nasıl birey haline geldiğini görürsün. Kadın kendine verilen hakları bir bir kazanmışken, günümüzde  bu haklar konusunda daha fazla ilerleme göstermiş olmasını beklersin. Kadının toplumun daha fazla içine girmesini umarsın. Oysa ki, bugün, kadın yeniden içinden çıktığı sis bulutuna doğru gönderilmek isteniyor ve bu durum, her kadın gibi (!) benim de içimi daraltıyor, ruhumu sıkıştırıyor. Ama umudumuzu kaybetmek yok.  Okumaya devam et

“Dört Anlaşma” – Mayıs ayı kitabı

IMG_4528

Ağzından çıkan her sözün hayatının şekillenmesinde çok büyük bir payı olduğunu bilsen, yine de özensiz ve olumsuz bir dil kullanmaya devam eder miydin?  Yoksa bu konuda çok daha fazla farkındalıkla mı yaşamaya çalışırdın? Don Miguel Ruiz tarafından kaleme alınmış Dört Anlaşma kitabının ilk anlaşmasına göre kullandığımız sözcükleri özenle seçmeliyiz. Okumaya devam et

“Çocuğunuzla işbirliği yapın” – Nisan ayı kitabı

IMG_3311

Nisan ayı kitabı – 2016

Nisan ayı, en sevdiğim mevsimin en sevdiğim ayıdır. İçimin kıpır kıpır olmasına sebep olur ve yeni başlangıçlar için beni cesaretlendirir. Bu bloga başladığımdan beri, her ay bir kitap sloganını ata ata devam ettim yazılarıma. Neden böyle bir şey yaptığımı merak edersen buradan bakabilirsin. Ama ben kısaca söyleyeyim; sana kitap okuman için bahane yaratmak için. Okumaya devam et