5 Adımda Zihnini Arındır

Zihnimizin içine bir bakacak olsak, içerisi nasıl gözükürdü acaba? Fiziksel çevremizdeki dağınıklığın ve fazlalıkların yansımalarını kesin net bir şekilde görebilirdik zihnimizin içinde de. Zamanında çok düşündüm çevremiz mi zihnimizi etkiler yoksa, zihnimiz mi çevremizi diye. Ama bu soru tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuk sorusundan biraz daha farklı.  İşin Okumaya devam et “5 Adımda Zihnini Arındır”

Mini Gardırobum

Havaların soğumasıyla yazlık kıyafetler yerini kışlıklara bıraktı. Ben de sonbahar için kendime mini bir gardırop hazırladım. Yani popüler tabirle “kapsül gardırop” yaptım. Sosyal medyanın üzerimizde yarattığı “bir giydiğimi bir daha giyemem” baskısına inat bir giydiğimi yine sık sık giyeceğim. Ve bundan da mutluluk duyacağım.
Okumaya devam et “Mini Gardırobum”

Azla Mutlu Olmak

Neredeyse tüm yaşantımızı daha fazlasına sahip olmak adına planlayıp, yaşıyoruz artık. Şu anda neye sahipsek sürekli daha fazlasına sahip olmayı arzuluyoruz. Bunu da “insan doğası” diye gösterip, normal ve doğru bir şeymiş gibi kabulleniyoruz. Bunun için de nefes almadan çalışıyor ve para kazanıyoruz. Sadece para kazanmaya odaklı çalıştığımızdan dolayı da, ne işimizden keyif alıyoruz ne de kazandığımızın keyfini sürebiliyoruz. Okumaya devam et “Azla Mutlu Olmak”

Kapsül Gardırobum

Biliyorsun, Instagram hesabımdan da ilan ettiğim üzere bu senenin modasının adı “Takmıyorum 2017 Modası“. Tabii, “takmıyorum” dediysek, “üzerime çuval giysem yakışır” modunda girmedik. Elbette renk, uyum, uygunluk, yakışma gibi kriterlerimiz var. Burada takmadığım konu, istisnasız her sezon bizleri alışveriş dergilerindeki ve reklam kataloglarındaki “yeni moda” diye adlandırılan kıyafetleri satın almaya yönlendiren sistemin ta kendisi. Artık adına ne dersen. Okumaya devam et “Kapsül Gardırobum”

Basit ve Mutlu Yaşam – Bir annenin dönüşüm hikâyesi

Aslında her şey 2009 yılında anne olmamla başladı. 26 yaşımdaydım. Çevremde bırak çocuk doğurmayı, henüz evlenmeyi bile düşünen, doğru dürüst bir arkadaşım bile yoktu. Herkesin kafası, yapacağı kariyerde, gezeceği göreceği yeni ülkelerde, seyahatlerde, gideceği dans kurslarında, izleyeceği tiyatro oyunlarında, filmlerde iken, yani kısacası üniversite sonrası çevremdeki çoğu kişi kendi hayatını özgürce yaşayacağı bir dönemi deneyimlerken, ben sırtımdan soğuk terler dökerek bebek emzirmeye çalışıyordum.  Okumaya devam et “Basit ve Mutlu Yaşam – Bir annenin dönüşüm hikâyesi”