Mini Gardırobum

Havaların soğumasıyla yazlık kıyafetler yerini kışlıklara bıraktı. Ben de sonbahar için kendime mini bir gardırop hazırladım. Yani popüler tabirle “kapsül gardırop” yaptım. Sosyal medyanın üzerimizde yarattığı “bir giydiğimi bir daha giyemem” baskısına inat bir giydiğimi yine sık sık giyeceğim. Ve bundan da mutluluk duyacağım.
Okumaya devam et “Mini Gardırobum”

Azla Mutlu Olmak

Neredeyse tüm yaşantımızı daha fazlasına sahip olmak adına planlayıp, yaşıyoruz artık. Şu anda neye sahipsek sürekli daha fazlasına sahip olmayı arzuluyoruz. Bunu da “insan doğası” diye gösterip, normal ve doğru bir şeymiş gibi kabulleniyoruz. Bunun için de nefes almadan çalışıyor ve para kazanıyoruz. Sadece para kazanmaya odaklı çalıştığımızdan dolayı da, ne işimizden keyif alıyoruz ne de kazandığımızın keyfini sürebiliyoruz. Okumaya devam et “Azla Mutlu Olmak”

Kapsül Gardırobum

Biliyorsun, Instagram hesabımdan da ilan ettiğim üzere bu senenin modasının adı “Takmıyorum 2017 Modası“. Tabii, “takmıyorum” dediysek, “üzerime çuval giysem yakışır” modunda girmedik. Elbette renk, uyum, uygunluk, yakışma gibi kriterlerimiz var. Burada takmadığım konu, istisnasız her sezon bizleri alışveriş dergilerindeki ve reklam kataloglarındaki “yeni moda” diye adlandırılan kıyafetleri satın almaya yönlendiren sistemin ta kendisi. Artık adına ne dersen. Okumaya devam et “Kapsül Gardırobum”

Basit ve Mutlu Yaşam – Bir annenin dönüşüm hikâyesi

Aslında her şey 2009 yılında anne olmamla başladı. 26 yaşımdaydım. Çevremde bırak çocuk doğurmayı, henüz evlenmeyi bile düşünen, doğru dürüst bir arkadaşım bile yoktu. Herkesin kafası, yapacağı kariyerde, gezeceği göreceği yeni ülkelerde, seyahatlerde, gideceği dans kurslarında, izleyeceği tiyatro oyunlarında, filmlerde iken, yani kısacası üniversite sonrası çevremdeki çoğu kişi kendi hayatını özgürce yaşayacağı bir dönemi deneyimlerken, ben sırtımdan soğuk terler dökerek bebek emzirmeye çalışıyordum.  Okumaya devam et “Basit ve Mutlu Yaşam – Bir annenin dönüşüm hikâyesi”

Basit yaşam mı?

Etrafımdakilere ilk olarak basit yaşam dediğimde, ki bu yaklaşık bi 6 yıl önceye falan tekabül ediyor, edindiğim ortak görüş şu idi; basit yaşam sorumsuz yaşam demek. Bir nevi kafayı sadece doğal ve ekolojik yaşama, geri dönüşüme ve organik beslenmeye takmış, sürekli yoga yapan, hiçbir teknolojik aleti kullanmayan ve durmadan kendiyle uğraşıp duranların benimseyeceği bir yaşam biçimi. Okumaya devam et “Basit yaşam mı?”

Çocukla basit yaşam mı?

Çocukla basit bir yaşam mümkün mü? Evet, bence mümkün ve hatta mümkün olmanın yanısıra bu durumun aksi insanı çıldırtabilir (özellikle de anne kişisini). Çocuklar zaten başlı başına bize muhtaç ayrı bireyler; yedir, içir, giydir, gezdir, okut, oyunlar oyna… ve daha bir sürü şey. Yani kimse çocuklu hayatın çok kolay olduğunu iddia edemez. Üstelik evin içinde kapladıkları alan da kendi fiziksel boyutlarından çok daha fazla, hele hele henüz çok küçükken. Neler mi var? Okumaya devam et “Çocukla basit yaşam mı?”

Neden kapsül gardırop?

Bu kadar yazıyorum kapsül gardırop hazırlamakla ilgili o zaman bu işe neden girişilir ondan da bahsedeyim biraz. Yaklaşık 3,5 aydır bu işe soyundum ve şimdi tazecik bilgilerimi ve de deneyimlerimi kısaca paylaşayım. Öncelikle belirtmek isterim ki, bu kapsül gardırop dediğimiz olguya dair bir çok seçenek mevcut. Yani sadece 15 parça ile gardırop hazırlayan da var 40 parça ile de.

Kimine göre bu iş bir çeşit moda akımı ve gelip geçici bir heves, kimine göre ise gerçekten sadeleşmek adına atılan önemli bir adım. Okumaya devam et “Neden kapsül gardırop?”