Bir kadının hikayesi

IMG_4036Bir varmış bir yokmuş, iki çocuklu bir kadın yaşarmış gizli mutsuzluklar ülkesinin birinde. Bu kadın, çevresinde olup biteni, başına her geleni alışılagelmiş mutsuzluk algısıyla benimser ve bu şekilde hayatından şikayet ederek yaşarmış. Ama sanırmış ki, yaşam böyle ve bu şekilde yaşamak olması gereken, normal bir şey.

İşleri varmış, yemek yapmalıymış, çocukları doyurmalı, çamaşırları makineye atmalıymış. Bu kadının ütülenecek gömlekleri, yıkanacak bulaşıkları ve sürekli dağılan bir evi varmış. Hep bir şeylere yetişmek için çabalar, didinir ama her günü yine hiçbir şeye yetişememe duygusuyla bitirirmiş. Okumaya devam et “Bir kadının hikayesi”

Kırmızı ruj neden sürülür?

IMG_5203Bu sabah evden çıkmadan, elime hiç tereddütsüz kırmızı rujumu alıp, dudaklarıma götürdüğümde aklıma düştü ilk soru;  neden kırmızı ruj sürüyorum? Bazı zamanlar, bana o kadar abartılı, frapan, o kadar fazla geliyor ki, değil sürmek yanıma bile almıyorum. Fakat bazı zamanlarda da, ki bunu özellikle şu son bir kaç gündür yaşıyorum, her dışarı çıkışımda kırmızı ruj sürmek geliyor içimden. Abartılı gelmeyi bırak, gayet doğal geliyor o zamanlar dudağımdaki kırmızı ruj, sanki bir eksiği kapatırmış gibi, sanki onu sürünce “hıh, “işte şimdi tam oldu” dermiş gibi. Okumaya devam et “Kırmızı ruj neden sürülür?”

Bahar yorgunluğuna son

IMG_2805
Sorun baharda değil!

Hani bir şarkı vardı ya “ben her bahar aşık olurum” diye sözleri olan, işte her bahar benim dilime dolanan bir şarkıdır bu. Çok severim, mutlaka da her bahar dinlerim. Ama benim sorunum bahar geldiğinde içime dolan aşk ile değil, aksine çok mutlu oluyorum bu durumdan. Asıl sorun o şarkının benim dilime “ben her bahar yorgun olurum” olarak dolanması.  Okumaya devam et “Bahar yorgunluğuna son”

Neden basit ve mutlu yaşam?

IMG_2095

Hayatta isteyip de yapamadığın şeyler için hep bahanelerin var mıdır? Bir düşünsen… Benim vardı mesela. Hem de ne bahaneler. Başıma gelen her şeyin olmasa da, bir çok şeyin sebebi benim dışımdaki faktörlerdi. Hatta kendi başıma gelenleri geçtim, dünyanın bile git gide daha yaşanmaz bir hale gelmesinin sebebi, yine benim dışımdaki faktörlerdi. Kendimce ben haklıydım, elimden geleni yapıyordum, duyarlıydım. Ama işte, benim gibi düşünmeyen, benim gibi olmayan, benden bağımsız olan her faktör zorlaştırıyordu hayatı. Şimdi düşünüyorum da ne büyük haksızlık etmişim içinde yaşadığım evrene. Okumaya devam et “Neden basit ve mutlu yaşam?”

En iyi oyuncak depolama fikirleri

IMG_0795
Kapı arkası cepleri

Hiç kimse çocuklu ev hayatının kolay ve minimal olacağını iddia edemez. En az eşya ile bile, aslında çok eşyalısındır. Çünkü çocukların oyuncakları vardır. Severler çocuklar oyuncakları ve anne babalar da, çocuklarına oyuncak almayı. Fakat, bazen de düşünürsün “bu kadar çok oyuncağı var ama, hangisini hakkıyla oynuyor” diye. Peki bir oyuncağı hakkıyla oynamak nedir? Okumaya devam et “En iyi oyuncak depolama fikirleri”

Kahvaltısız evden çıkmamak için

IMG_0448
Bu mu? Hazır poğaça mı?

Hiçbir şeye zaman ayıramamak, günümüz insanın temel problemi. Hayat koşuşturma içinde geçiyor ve sürekli hızlandırılmış bir çekimde, her şeyi çabucak yaşayıp, bitiriyoruz. Yeni bir güne başlamak çoğu zaman, içimizde en ufak bir heyecan yaratmıyor, öyle değil mi? Ne de olsa, her zamanki gibi sıradan bir gün daha.. Okumaya devam et “Kahvaltısız evden çıkmamak için”

En orijinal spor yapmama bahaneleri

IMG_0143
Bahanen mi tükendi, üzülme ben de var

Geçen hafta sonu, her zamanki gibi yine erken uyanmıştım. Evet, bayağı erken. Ne zaman mı? Çocuklar bile daha uyanmamıştı sen düşün artık. Güneş doğmuş ama henüz nazlanıyor, kendini göstermiyor, hafiften cilveleşiyor alacakaranlıkla.  Öyle bir zaman işte. Hemen çıktım balkona, açtım camı, kocaman dolu dolu bir nefes aldım daha yüzümü bile yıkamadan. Okumaya devam et “En orijinal spor yapmama bahaneleri”