Çocuklara İngilizce nasıl sevdirilir – 1

Çocuklara İngilizce nasıl sevdirilirŞimdi eğer bahsettiğimiz şey, bir dil değil de, herhangi bir sebze yemeği olsaydı (nohutlu ıspanak mesela) ne yapardık? Çocuğa o yemeği sevdirmek için, o yemeği çocuğumuzun önünde ayıla bayıla, iştahla yerdik, yemeği renkli desenli tabaklarla servis ederdik, hatta belki o yemek için bir hikaye bile uydurabilirdik – “Nohutlu ıspanak seven kralın zaferi” gibi (yaparım ben öyle arada). Lakin burada bahsettiğimiz şey, bir sebze yemeği değil; dünyada yaklaşık 1,8 milyar kişi tarafından konuşulan en yaygın ortak dillerden biri. Dolayısıyla, bu konu biraz daha uzmanlık ve bilgi gerektiriyor. Okumaya devam et “Çocuklara İngilizce nasıl sevdirilir – 1”

Ana dili gibi “İngilizce” konuşmak

İngilizce öğrenimi
Dersimiz İngilizce, open your books!

Ben bir İngilizce öğretmeniyim; teoride stajlardı, eğitimdi, gönüllü öğretmenlikti falan derken 15 yıldır bu sektörün içindeyim. Pratikte ise  yaklaşık 12 yıldır bu mesleği yapıyorum ve ilkokul çağından üniversite çağına kadar her seviyede öğrenci ile çalışma fırsatım oldu ve uzun bir zamandır da üniversite öğrencileriyle akademik bir ortamda devam ettiriyorum mesleğimi. Yok yahu, sakin ol; buraya akademik hayatımın detaylarını yazmayacağım. Bunları söyledim, çünkü bahsetmek istediğim konu, en genel hatlarıyla, çocuklarda İngilizce öğrenimi. Kendimi tam da bu konuda uzman olarak görsem de, söyleyeceklerim benim Okumaya devam et “Ana dili gibi “İngilizce” konuşmak”

İki çocukla tatil

IMG_6295Aslında başlığı sadece “çocukla tatil” koyacaktım ama eskilerin dediği bir söz vardır “bir çocuk tek çocuk, iki çocuk çok çocuk, üç çocuk hiç çocuk” diye ondandır değiştirdim. Çünkü aslında çocukla tatil, iki çocukla tatil ve üç çocukla tatil dediğimiz şeyler birbirinden oldukça farklı deneyimleri içerir. Elbette bu ilk tatilim değildi, ama Oğuz’un bebeklikten çıkıp (bana göre hala ağzı süt kokulu bebek ya neyse) kendini çocuk olarak gördüğü, bunu idrak etmeye başladığı ilk tatilimdi.  Okumaya devam et “İki çocukla tatil”

Memeden kesme maceramız

IMG_4800İkinci çocuk olmasından dolayı, memeden kesme konusunda oldukça tecrübeli olduğumu düşünüyordum. Çünkü daha önce benzer durumdan Kağan ile geçmiş ve hiç sorun yaşamadan atlatmıştık. Geriye dönüp baktığımda, kendimi şimdiki kadar çaresiz hissetmediğimi hatırlıyorum. Demek ki neymiş? Her çocuk yeni bir tecrübe, farklı bir kişilikmiş. Ve her çocuk farklı bir anne doğururmuş. Aynı problemler iki kardeşte bile aynı çözümlerle çözülemezmiş. Ya da anne bile değişirmiş ve eski çözümleri tercih etmeyebilirmiş.
Okumaya devam et “Memeden kesme maceramız”

Atatürk’ün takımı

IMG_5087

Bugün Kağan yine, uzun zamandır aklını kucalayan konuyu dile getirdi; hangi takımı tutacağı. Aslında işin zor kısmını atlatıp, seçenekleri ikiye indirdi indirmesine ama ikisi arasında hala gidip geliyor; Beşiktaş mı, Fenerbahçe mi?

İşin aslı bizim evde TV’de en çok izlenen, yazılı ve görsel medyada en çok takip edilen spor
basketbol ama biz ülkece spor takımı dediğimizde nedense aklımıza hep futbol gelir, sanki Beşiktaş ya da Fenerbahçe sadece futboldan ibaret gibi. Fakat bizim evde   Okumaya devam et “Atatürk’ün takımı”

Çocukluğu beslemek

IMG_4798

Çevrene bir bak; nerede umarsızca ve acımasızca hükmeden, yersiz ve düzeysiz eleştiren, anlayıp dinlemeden yargılayan, çevresinin mutluluğundan rahatsız olan birileri varsa, o kişilerin mutlaka çocukluklarıyla ilgili sorunları vardır.

Buradaki sorunlardan kastım, yeterince oyuncağa sahip olamamak, iyi okullarda okuyamamak, her istediğini elde edememek değil.

Çünkü aslında bu saydıklarım sorun değil… Okumaya devam et “Çocukluğu beslemek”

Okullarda şiddet

IMG_4549

Özellikle son yıllarda, ülkemizin hemen her kesiminde sıklıkla karşımıza çıkan şiddet olgusu maalesef ki ilkokul’a kadar inmiş durumda. Şiddetin her türlüsüyle o kadar sıcak temas içinde yaşamaya başladık ki, artık gazetelerde haberlerde okuyup, gördüklerimiz bir çoğumuz tarafından kanıksanmış doğal davranışlar olarak kabul edilmeye başlandı. Kadına şiddet, aile içi şiddet, çocuğa şiddet, okullarda şiddet, organize şiddet, sokakta şiddet, hayvanlara şiddet derken artık hayatımızın bir parçası haline geldi maalesef bu şiddet denen meret. Okumaya devam et “Okullarda şiddet”

Kızlar pembe erkekler mavi

IMG_0824

Birçok konuda olduğu gibi, çocuk yetiştirme konusunda da anne babadan daha yetkili olduğunu düşünen bir toplumumuz var. Ve, evet bizler de bu toplumun bir parçası olarak (en azından kendi adıma bunu söyleyebilirim), benzer düşünce kalıplarıyla yetiştirildik. Doğumdan itibaren, toplumun en belirgin etkisi ise cinsiyetçilik konusunda görülüyor, çocuk yetiştirme konusunda. Okumaya devam et “Kızlar pembe erkekler mavi”

Ödev ve çocuk

İlkokul dönemi sadece okula başlayan çocuğun için değil, aynı zamanda senin için de yeni bir dönemdir. Her ne kadar daha önceden çocuğunun kreşe, anaokuluna gittiğini düşünüp, her şeye hazırlıklı olduğunu düşünsen de fark edersin ki, ilkokul gerçekten çocuğunun hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendine tam olarak yetmeye başladığı yerdir. Okumaya devam et “Ödev ve çocuk”

Çocukluk tablete mi kaçtı?

IMG_2527
Çocukların tablet ile imtihanı

Daha önce bahsetmiştim, bizim evde hafta içi tablet kullanımı hiç yoktu. Ancak haftasonları günde 3 kereden, yani sabah, öğlen ve akşam olmak üzere 30’ar dakika izin vermiştik Kağan’ın ipad ile oyun oynamasına.  Dolayısıyla haftasonları toplamda 1,5 saat oynuyordu ipad ile. Lakin işler hiç de düşündüğümüz gibi gitmedi. Neler oldu peki? Anlatayım.  Okumaya devam et “Çocukluk tablete mi kaçtı?”

Ya sabır!

IMG_2284
Hayalimdeki sahne gerçek oldu

Anne olmak, evet çok ulvi bir şey. Anne olmak, çok harika bir şey aynı zamanda da. Fakat, hep mi harika bu annelik? Her şey her zaman toz pembe mi? Annelerin de bazen her şeyden bunalıp “ücretsiz izne” çıkma hakkı yok mu? Anneler çocuklarından kafayı kaldırıp, azıcık sakinlik, sessizlik, dinginlik isteseler çok mu? Bence hiç de çok değil! Yukarıda saydığım her şeye, her annenin ihtiyacı vardır. Hatırlatayım ki, anne kişisi de en nihayetinde etten kemikten yaratılmış bir insan evladıdır. Ona da yazıktır, günahtır. Ve sabır en çok ona lazımdır.  Okumaya devam et “Ya sabır!”