Çocuklara İngilizce nasıl sevdirilir – 1

Çocuklara İngilizce nasıl sevdirilirŞimdi eğer bahsettiğimiz şey, bir dil değil de, herhangi bir sebze yemeği olsaydı (nohutlu ıspanak mesela) ne yapardık? Çocuğa o yemeği sevdirmek için, o yemeği çocuğumuzun önünde ayıla bayıla, iştahla yerdik, yemeği renkli desenli tabaklarla servis ederdik, hatta belki o yemek için bir hikaye bile uydurabilirdik – “Nohutlu ıspanak seven kralın zaferi” gibi (yaparım ben öyle arada). Lakin burada bahsettiğimiz şey, bir sebze yemeği değil; dünyada yaklaşık 1,8 milyar kişi tarafından konuşulan en yaygın ortak dillerden biri. Dolayısıyla, bu konu biraz daha uzmanlık ve bilgi gerektiriyor.

Üniversite öğrencilerine İngilizce öğretirken karşılaştığım “İngilizce nefreti“nin sebebi çoğunlukla politik, siyasi ya da etnik bir şey değil. Peki ne? İngilizce öğrenimi konusunda aşırı baskıcı aileler. Evet, hiçbir çocuk bir dilden nefret ederek dünyaya gelmiyor. O zaman neden bazı çocuklar İngilizceyi seviyorken bazıları her türlü yabancı dile karşı bir nefret besliyor? Ya da çocuklara İngilizceyi sevdirmek için neler yapmalı? Neler yapmamalı? Konuyu uzmanlarına sordum (burada uzman ben oluyorum). Ve aldığım bilgileri burada paylaşmak istiyorum ve söz veriyorum fazla akademik olmamaya çalışacağım. Çünkü ister istemez, akademik dil kullanınca (yok şu teoriler, yok şu yaklaşımlar, kuramlar, kişiler falan) ben de yazdığım yazıdan sıkılıyorum.

Klişeleri hiç sevmem ama demeden geçemeyeceğim, eğitim ailede başlar. Gerçekten. Yani burada kastettiğim şey sadece davranışsal eğitim değil, çocuğun ilerideki öğrenim hayatına yön verecek eğitim. Ve bence her çocuk – eğer özel bir durumu yoksa – belli bir öğrenme kapasitesine sahiptir doğuştan. Elbette, genetik, çevresel, toplumsal faktörler sayesinde ilgi duyduğu favori dersleri farklı olabilir her çocuğun. Fakat dil öğreniminde, herkesin akılda tutması gereken en önemli nokta yabancı dil başlı başına bir ders değildir. O bir dildir. Zamanla gelişmiş, belli kitleler tarafından gündelik hayatta kullanılan yaşayan, canlı en önemli iletişim aracıdır. Dolayısıyla yabancı dil dediğimiz şey, gayet keyifle öğrenilebilecek bir şeydir. Bizim eğitim sistemimizde, maalesef, yabancı dilller, dil bilgisi odaklı, dil yeteneklerine çok da ağırlık verilmeden ezbere öğretiliyor. Çocuklarda da baştan bir antipatiklik oluşuyor yabancı dil denen bu şeye karşı.

Ama okul öncesi dönemlerden itibaren çocuklarımıza sevdirebilirsek yabancı dili, o zaman onlar için çok büyük bir iyilik yapmış oluruz çünkü İngilizce gerçekten evrensel bir dil ve ona hakim olmak günümüz koşullarında çok önemli.

Peki çocuklarımıza nasıl sevdireceğiz İngilizceyi? Bu iş için okul öncesi dönemler idealdir. Hatta daha da geri giderek, bebeklik çağından itibaren yapacağınız küçük şeylerle, çocuğunuzun dile karşı ilgili olmasını sağlayabilirsiniz.

Ben 0-3 yaş dönemi de dahil olmak üzere madde madde bahsedeceğim yapılması gerekenlerden.

Neler Yapılmalı?

  1. İngilizce şarkılar dinletin. Elbetteki yaşına uygun şarkılar olmalı. Okul öncesi için en ideali, İnglizce ninniler – English nursery rhymes olarak You Tube’da arayın, mutlaka bir şeyler bulursunuz. Ben size You Tube’da benim faydalandığım kanalları söyleyim “Maple Leaf Learning” ve “Mother Goose Club“. Bebek eşyası satan mağazalarda ve kitapçılarda (kitap, cd, dvd satan kitapçılarda) bu tip şarkıları kolaylıkla bulabilirsiniz. Takın cd çalara ve günde en az 1 saat çocuğunuzun bu sesleri duymasını sağlayın. Mesela, bu müziklerle çocuğunuzla beraber çok güzel dans edebilir, role-play (canlandırma) yapabilirsiniz.
  2. İngilizce çizgi filmler izletin. Tabii eğer “çocuğuma asla TV izlettirmem” diyorsanız, bilemem. Ben çocukla beraber izlenilen çizgi filmin de, birlikte geçirilen kaliteli zaman kategorisinde olduğunu düşünüyorum. Çizgi filmleri izlerken, çocuğunuzun düşünmesine yol açacak neden, niçin soruları sorun. Yakaladığınız belli kelimeleri,  üzerine bastırarak vurgulayıp, çocuğunuzun dikkatini odaklayın. Ben Kağan daha 2 yaşındayken Maisy diye bir çizgi film serisi almıştım, yaşına uygun ve İngilizce.
    Maisy

    Maisy

    Her gün 30-35 dakika beraber izlerdik. Eski bir çizgi film ama bulursanız kaçırmayın derim.

  3. Oyuncaklarla basit kelimeleri pekiştirin. Tabii bunu oyun oynayarak yapın, çocuğu karşınıza oturtup “open your books!” edasıyla değil. Mesela Patates Kafa oyuncağı, yüzümüzdeki organları pekiştirmek için çok ideal.
    Patates Kafa

    Patates Kafa

    Ya da taşıtları pekiştirmek için, araba, uçak, gemi gibi oyuncaklardan faydalanabilirsiniz. Önemli olan her gün 10 dakika da olsa bunu yapmaya çalışın.

  4. Flash Kartları  ya da resimli sözlükleri kullanın. Piyasada satılan renkli, üzerinde bir nesne ve altında nesnenin adının olduğu kartlar ve resimli bebek sözlükleri.
    flash cards

    Flash card

    Onlarla İngilizce oyunlar oynayın. Basit sorular sorun “What is this” (Bu nedir) gibi ve bu soruya önce siz cevap verin, mesela “car” (araba) diye,  sonra da bunu birlikte tekrar edin. Hem Türkçe, hem İngilizce oynayabilirsiniz.

  5. İngilizce kitap okuyun. Ben Kağan’a İngilizce masallar okurdum, Kağan da ağzı açık dinlerdi vallahi. Anlayıp anlamaması önemli değil, dile ne kadar maruz kalırsa o kadar iyi, hem kulak dolgunluğu, hem yatkınlık hem de dili sevmesi için. Okul öncesi çocuklar için İngilizce kitapları büyük kitap evlerinde bulmak mümkün.

Ben Kağan’da tüm bunları doğumdan itibaren yapsam da, Oğuz’da maalesef her şeyi birebir uygulayamadım çünkü Oğuz kendi yaşının kitaplarına, oyuncaklarına ilgi duymuyor ve sürekli abisinin ilgilendiği şeylerle ilgileniyor. Ama hiçbir şey için geç değil elbette. Henüz 2 yaşında ve ben yazdıklarımın bir kısmını uygulamaya başladım bile.

Tabii tüm bunların dışında bir de yapılmaması gerekenler var. Onlardan da bir sonraki yazı da bahsedeceğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.