Devlet okulu mu, Özel okul mu

Hem bir eğitimci, hem de bir anne olarak bu konuda bir şeyler yazmayı uzun zamandır düşünüyordum. Çünkü kendimden de tecrübe ettiğim üzere, okul çağına yaklaşan bir çocuk, anne baba için yeni maceraların habercisidir ve “okul seçimi” birçok anne babanın uykusunu kaçıran bir mevzuudur. Öncelikle, bu konuda ilk olarak söylemem gereken şeyi, en başta söyleyeyim: Herkes için geçerli bir doğru okul (devlet okulu ya da özel okul) diye bir şey yoktur; okul  seçimi, tamamen çocuğun mizacına, kişiliğine, yetkinliğine ve ailenin beklentilerine, önceliklerine göre yapılmalıdır.

Bir de bu yazıda, sadece ilkokulu ele aldım. Ortaokul ve lise ise ayrı bir kategori ve şu anda pek bilgim dahilinde değil. Ama üniversiteye gelen öğrenci profillerine baktığımda, belli yerler dışında, eğtimin çok da başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Bu, maalesef, okulları aşan bir durum; daha ziyade eğitim konusunda ülkemizde yürütülen hatalı eğitim politikalarından kaynaklanıyor.

Daha önce de belirttiğim gibi, benim önceliklerim arasında akademik konulardan ziyade, çocuğumun sosyal yönden beslenebilmesi, kişiliğini keşfedebilmesi, kendine güvenini koruyabilmesi önceliklidir. Peki neden?

Birincisi, bu öncelikler, bir eğitimci olarak, benim de inandığım ve önemsediğim önceliklerdir. Bana göre, hiçbir çocuk doğuştan matematikten, Türkçeden veya fen bilgisinden nefret ederek dünyaya gelmez. Ve hiçbir çocuk, her derste aynı üstün başarıyı gösteremez ve göstermesi de beklenemez bence. Eğitimin amacı, çocuğun kendi sevdiği şeyi keşfetmesini sağlamak ve bunu sonuna kadar desteklemektir. Fakat, bunun için, çocuğun sosyal yönden de beslenmesi gerekir. Yani kısaca, çocuğun çocukluğunu yaşaması gerekir, okulda bile olsa.

İkincisi, bir anne olarak, çocuğumun özellikleri doğrultusundaki önceliklerim. Kağan, şimdiye kadar akademik konularda hiçbir sıkıntı ile karşılaşmadığı gibi, okumayı ve yazmayı çok küçük yaşta öğrendi. Nasıl diye sormayın (çünkü bunun için asla çaba göstermedim, kendiliğinden oluşan bir süreçti), ya da bunun övünülecek bir şey olduğunu düşünmeyin. Bu, sadece benim çocuğumda deneyimlediğim bir şeydi. Tüm bunları Kağandan önce öğrenen çocuklar olduğu gibi, ondan daha geç öğrenenler de olacaktır elbet. Ki, başka çocukları geçtim, küçük oğlum bile abisinden farklı süreçler yaşayacaktır, çünkü her çocuk bireyseldir ve değerlidir. Önemli olan, çocuğumun izole bir eğitim görmemesi ve kendini bu konuda ayrıcalıklı hissetmemesi bence.

Kağan’ın aynı zamanda çok hareketli olduğunu ve kişisel olarak, sosyalliğe derslerden daha çok önem verdiğini de söylemem gerekir; basketbol olsun, satranç olsun, müzik, resim olsun… Tüm bunların, benim çocuğumu gerçekten mutlu ettiğini görüyorum.

İşte hem benim önceliklerim, hem de çocuğumun mizacı ve yetkinliği gereği, bize göre en iyi okul, sosyal yönden beklediğimiz imkanları sunan bir okul.

Özel okulların, devlet okullarından daha iyi bir akademik eğitim verdiğini düşünmüyorum açıkcası. Tabii, birçok devlet okulunun durumu içler acısı olsa da, belli semtlerde gayet başarılı devlet okulları da var.  İlkokul için, her şeyden öte öğretmen önemli bir kriterdir bana göre. İyi öğretmen ise, sadece tecrübeli öğretmen demek değildir. İyi öğretmen, çocukların bireyselliklerini gözeten, vicdanlı ve işini severek yapan öğretmendir bence.

Ben, sırf haftada 10 saatin üzerinde İngilizce görsün diye, ya da okulundaki yüzme havuzundan, fiziki imkanlardan, organik yemeklerden bahsedeyim diye çocuğumu özel okula vermem. Vermedim de. Ben, öğretmenle tanışıp, konuşarak okul seçtim. Kağan şimdi bir devlet okuluna gidiyor. Akademik yönden, eksik gördüğüm tek konu İngilizce idi en başta. Lakin, Kağan büyüdükçe, okulun sosyal imkanları, ona yetmemeye başladı. Fakat bu sadece, Kağan için geçerli bir durum. Onun sınıfında çok mutlu mesut, okulun imkanlarından memnun arkadaşları da var.  Bu durumun, onu mutsuz etmeye başladığını  ve sosyal imkanların Kağan’a yetersiz geldiğini fark ettikten sonra, benim istediğim beklentilere öncelik veren bir özel okulla görüşmeye başladım. Henüz durum net değil ama…

Genel olarak şunu söyleyebilirim; devlet okullarında da çok başarılı kaynak kitaplar kullanılıyor, çocuklar çok iyi öğreniyor ama okuldaki ders süresi, özel okula göre daha kısa olduğu için, belli konular yetişmiyor ve çok ödev veriliyor – günde en az 8 sayfa. Bu elbette benim tecrübelerim. Disiplin veya yemek konusunda devlet okulunda hiç sıkıntımız olmadı. Öte yandan, özel okullarda eğitim öğretim daha sistematik işliyor; sınıf öğretmeninin insiyatifinden çok, okulun politikasına göre. Bu noktada çeşit çeşit farklı politikalar var. Çocukları, akademik yönden sınavlara hazırlamak için beden eğitimi, müzik, resim yaptırmayan özel okullar da biliyorum, çocuğu sosyal yönden çok destekleyen özel okullar da. Lakin dedim ya, kimsenin tercihine karışamam ama bana göre eğitim ve öğretim sadece akademiden ibaret değildir.

Son olarak şunu söyleyebilirim; devlet mi özel mi konusundaki okul seçiminde kendi hırslarınıza, isteklerinize göre değil, çocuğununuzun mizacına, kişiliğine göre bir seçim yapmalısınız. Her anne bana çocuğunu tanır. Onun nelerden sıkıldığını, nelerden mutlu olduğunu bilir.

E, tabii, diğer bir önemli kriter de para konusu. Çünkü öyle uçuk fiyatlar duyabiliyorsunuz ki özel okullardan, daha en baştan vazgeçebiliyorsunuz bu işten. Lakin, şu devirde, hemen hemen her adım başı özel okul bulmak mevcut. Bana göre, eğitim ve öğretimde kendini kanıtlamamış, sırf kolej olmak için açılmış bir özel okula vermektense, çocuğumu devlet okuluna gönderirim daha iyi. Dedim ya, özel okullarda, okulun politikası önemli.

Özel okullar konusunda, naçizane, şunları söyleyebilirim;

  • öğrenciyi müşteri gibi gören yerlerden uzak durun.
  • yabancı uyruklu her hocayı, native İngilizce öğretmeni olarak sunan yerlerden uzak durun.
  • eğitim sektöründen gelmeyen bir üst kadrosu olan yerlerden uzak durun.
  • belli bir vizyonu olmayan yerlerden uzak durun.

İyi bir devlet okulu bulma şansınız varsa, onu da düşünebilirsiniz. Dedim ya, devlet okulları arasında da çok başarılı okullar ve oralara giden pırlanta gibi çocuklar var. Her şey, öncelikle çocukla ilgili. Çocuğunuzun kişiliği, mizacı ve yetkinliği, doğru okul seçimindeki en büyük pusuladır bence. Bunu hiç unutmayın.

Sevgiyle…

 

Devlet okulu mu, Özel okul mu” üzerine 7 yorum

  1. Begüm dedi ki:

    Devlet okulu tercihini nasıl yapacağız peki bu araştırmaları nasıl ve nereden yapabiliriz okullarla bizzat görüşürsek gerçekten doğru bilgiye ulaşabilir miyiz ve de ikamet durumunu nasıl ayarlayabiliriz iyi bir öğretmen ve iyi imkanlar siz nasıl kararınızı verdiniz araştırmalarınızı nasıl yaptınız acaba şimdiden teşekkür ederim

  2. Nihan Şen dedi ki:

    Bu yazdiklarimiz çok önemli ve ebeveynlerinin gözünde ikinci plana atılan mühim detaylar. Ben istesem de gönderemez özel okula cocuklarimi ama gönderme taraftarı da değilim. Özel okul mezunuyum çünkü. Orada yetişen öğrenci profili kendi cocugum da asla görmek istemeyecegim düşünmeyen umursamayan tek tip giyinen genç tipi… devlet okullarının kalitesi de çok tartışmalı evet ama en azından daha olgun giyiyorlar. Naçizane fikrimdir. Sevgiler

  3. Döndü içöz dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık. Özellikle okul öncesinde özel okulların içini çok iyi biliyorum (işim gereği) içlerinde gerçekten düzgün okul bulmak çok zor. Süper reklam yapıyorlar, dıştan çok janjanlılar ama eğitim tamamen yanlış. Bağımsız devlet okulları içlerinde en iyileri diye düşünüyorum.

    • Selin dedi ki:

      Ben de katılıyorum ama iyi bir devlet okulu bulmak zor. Evimin yakınında çok iyi bir okul vardı ama 4+4+4 den sonar sınıf mevcutları 50lere dayanmış:(

  4. Aslı dedi ki:

    Ben de eğitimciyim kızım devlet okulunda 2. Sınıfta okuyor. Bence devlet okullarının da özel okulların da eğitim sisteminin de içi bomboş. O yüzden nerede okuduğunun çok bir önemi yok. Aile çocuğunu tanımalı ve ona ilgi göstermeli. Bence mutlu ve başarılı çocuğun sırrı bu. ( kitap hediye çekilişi için instagram hesabım @asliyimben)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.