Doğum sonrası kilo alanlar

IMG_2011

Ne kilo yapar? Ne süt yapar?

Ben hamile kalmayı kafaya ilk koyduğum andan beri kilo konusuna hiç takılmadım. Çevremde çok kişi var ama, alacağı kilolardan korkup hamileliği ve çocuk doğurmayı öcü gibi gören. Her ne kadar onları ikna etme konusunu bir zamanlar kendime misyon edinmiş olsam da, sonra bu işlere pek burnumu sokmamaya karar verdim. Zira, kilo konusu hassas bir konudur kadınlar arasında. Risk almaya gerek yok.

O yüzden ben artık kimseye “kilo almaktan korkma, kilo verebilirsin, eski haline dönebilirsin” falan dememeye karar verdim. Bana soran olursa, rakamsal verileri iletiyorum o kişilere o kadar.

İlk kez anne olduğumda, tam 23 kilo almıştım. Herkes emziren annelerin daha hızlı eski haline döneceğini söylüyordu ama ben Kağanı iki yaşına kadar emzirmiş olmama rağmen, hiç de hızlı eski halime dönemedim. Yani hamileliğimin ilk aylarındaki kot pantolonumun içine girmem 9 ayımı almıştı. Ve kucağımda oğlumla girdiğim mekanlarda bile  “a, iyi cesaret, ikinciye de hemen hamile kalmışsınız” ya da “kaç aylık” gibi sinir bozucu sorulara muhatap olmak zorunda kalmıştım.

Üstelik eski kiloma dönmeyi bırak, verdiğim kiloları da geri almıştım doğum sonrası. Neden mi? Süt olsun diye, neden olacak. Beni tanısın tanımasın, kucağımda bebekle gören herkes “emziriyorsun, ye, süt olur” demişti bana, ben de yemiştim.  Söylediklerine göre, şeker süt yaparmış, hamur işi, yağ süt yaparmış, bal, pekmez, tahin… anne kilo verirse bu dönemde sütü azalırmış, bol bol yemem gerekirmiş (neredeyse bir fil kadar).  E, o zamanlar yeni bir anne için sütün miktarı hayat memat meselesi. İlk 6 ay, ne yapıp edip emzirmen bekleniyor, hazır mama vermeye kalkarsan ya da sütün yetmezse çok ayıp, kaka, kötü anne oluyorsun. İşin kötüsü, böyle olduğuna inandırılıyorsun. Ben de safmışım demek ki. Ne buldumsa gram vicdan azabı çekmeden yedim. Zaten yemeyi seven bir insanım, böyle ulvi bir amaç için yemek de psikolojime çok iyi geldi ta ki üzerime yapışan kiloların gitmediğini görene kadar. Kağan’dan sonra tamamen doğum öncesi kiloma dönmek ise 2 yılımı almıştı.

İkinci kez anne olduğumda ise toplam 14 kilo aldım. 2 ay sonra ise hamileliğimin ilk aylarındaki kot pantolonlarıma giriyordum. Eski kiloma dönmem 9 ayımı aldı. 1,5 yıl sonrasında ise annelik tarihimin en düşük kilosundaydım, evlendiğim kilo ile. 42 bedeni gören gözlerim şimdi 36 bedene bakıyorlar çok şükür. Peki ikinci hamileliğimde ne farklıydı? Ben. Bildiğin dikkat ettim beslenmeme, hem hamilelik dönemimde hem de doğum sonrası dönemde. Çocuğuma yaramayıp, sadece bana kilo yapacak hamur işleri, kızartmalar, aşırı tatlı şeylerden kaçındım. Sütüm? Çok şükür tabir-i caiz ise şakır şakır geldi; 6 ay sadece anne sütü ve devamında 26 ay emzirme.

Eğer sen de doğum sonrası kilo alanlardansan, buna dur demek tamamen senin elinde. Aile büyüklerinin dayatmalarına karşı koyabilmek için, bu konuda, yani neyin süt yapıp yapmadığı konusunda bilgi sahibi olmalısın ki onlar sana “hadi kızım ye, süt olur” dediklerinde, “yok ben almayayım, süt yapacak şeyleri zaten yiyorum” gibisinden artistik laflarla onlara cevap verebilesin. İşte o çok önemli bilgiler.

Süt yapsın diye ye

 

Süt yapsın diye YEME! – Kilo yapan besinler: 

  1. Her türlü hamur işi; poğaçalar, beyaz unlu ekmekler, açmalar, hazır satılan börekler, kekler, kurabiyeler.
  2. Şeker; evet şeker süt yapmıyor sadece kilo yapıyor. Pastalar, kremalı tatlılar, şerbetli tatlılar sadece sana yarar, kilo yapar.
  3. Hazır meyve suları; bu konuda da bir çok insan bilinçsiz. Hazır meyve suları çok ciddi oranda şeker ve/ya glikoz şurubu içeriyor. Gereksiz ve sağlıksız. Onun yerine meyve ye.
  4. Aşırı yağ; yağın da iyisi, faydalısı var ama ölçüsünde yendiği sürece. 1-2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı sağlılı iken 1 kase salata için, ölçüsüzce o zeytinyağını boca etmek gereksiz. Üstelik sağlıklı yağlar bile ölçüsünde yenmeli iken, sen bir de sağlıksız tabir edilen yağları düşün, onlardan uzak dur.

Süt yapsın diye YE! –  Süt yapan besinler:

  1. Su; evet, su sütünü arttıracak en önemli besin. Bol bol içmelisin emziriyorsan, günde en az 3 litre. Zaten emziren kadın da anormal susuyor, öyle değil mi? Ben elimde su şişesiyle geziyordum ilk 9 ay boyunca. İçine limon, salatalık ekleyip şifalı su bile yapabilirsin, süper olur.
  2. Yeşil sebzeler; mesela bezelye mucize gibi bir besin anne sütünü arttırma konusunda. Aynı şekilde, ıspanak, pazı, roka, yeşil salata, marul, salatalık da süper besinler. Hem C vitamini, hem de folik asit içeriyorlar. O yüzden bol bol salata yemeli.
  3. Yoğurt; yoğurt ya da ayran çok faydalı. Bir de emziren annenin kalsiyum depoları da boşaldığı için, ekstradan yemekte fayda var. Süt içmekten daha faydalı. Ben günde en az 2 kase yoğurdumu garanti yiyordum. Aslında hep yemek lazım ya neyse.
  4. Yumurta; sütün kalitesini arttırıyor, kesin bilgi. Günde iki tane yemeye gayret ettim ben, üstelik çok da tok tutuyor. Kaliteli bir protein kaynağı.
  5. Peynir; kahvaltı da mutlaka 1 dilim yemeye çalış. Canın çekerse, söğüş domates salatalık ile ara öğünde bile tüketebilirsin, 1 ya da 2 adet galeta ile.
  6. Et, balık, tavuk; bu gıdalar da çok önemli, hem sütün kalitesi hem de senin sağlığın için. Haftada en az 2 kere balık yersen çok iyi bir şey yapmış olursun, kendin ve emzirdiğin bebeğin için. Ben balık yağı takviyesi de kullanmıştım, o ayrı. Kırmızı et veya tavuk ise öğlen ya da akşam öğünlerinde yenebilir yanında bol salata ve 2 dilim tam buğday unlu ekmek ile.
  7. Meyve; işte sana şeker alman için iyi ve faydalı bir kaynak. Bunu bile abartmamak gerekirmiş, beslenme uzmanım söylemişti. Taze meyve günde en az 3 öğün, aralarda yemelisin. Mesela, elma dilimlerinin üzerine tarçın serpip, yanında da 2 tam ceviz kırdın mı, bol sütlü kahve ile emziren annenin en keyifli ara öğününü elde etmiş olursun.
  8. Sebze  ve bakliyat yemekleri; her gün mutlaka bir ana öğünün ev yapımı sebze yemeği ya da bakliyat olsun. Kabak, ıspanak, taze fasülye, nohut, börülce, barbunya çok iyi seçimlerdir.

Sen bunlara dikkat edersen ve bu bilgiler ışığında yediklerini ayarlarsan, inan bana kilo almazsın ve üstüne üstlük sütünün kalitesinden ve miktarından hiçbir şey kaybetmeden zayıflamaya bile başlarsın. Her şey senin elinde.

Bu arada, elbette canın sağlıksız şeyler de çekecektir. Benim çekmedi mi? Çekti. Ben de yedim. Ama sınırlı olarak. Her gün patates kızartması yenmez ya da çikolatalı profiterol. Ama az porsiyonlarla, kendini şımartmayı da hak ediyorsun, bunu da unutma.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.