“Okulsuz Büyümek”

Çocuk eğitiminde fazlasıyla bireysel farklılıkların korunmasından yana biriyim ben. Kendim de bizzat eğitimci biri olduğum için, kendi derslerimde de buna oldukça önem veriyorum. Aşırı standart, katı kurallarla bezenmiş, tek çeşit bir ders işlemek sadece bana değil, sınıfımdaki öğrencilere de eziyet olur bence.Kafamda bu düşüncelerle elime aldım Ben Hewitt’in yazdığı, Şule Seda Ay’ın çevirdiği Okulsuz Büyümek adlı kitabı. İyi ki de almışım. Keyifle okudum.

Kitaptaki belli yerleri kendimce fazla ütopik buldum ama yazarın cesaretini de takdir ettim. Bu kitap, bir ailenin, aldığı radikal bir kararla şehir hayatından uzaklaşarak, kırsala yerleşmesi ve orada çocuklarına (iki tane), ve elbette kendilerine de, “hayat okulu” ile eğitim vermesi üzerine. Anne, baba ve iki çocuk, bol bol inek, horoz, dostlar, doğal yaşam.. Gerçek eğitimin, birebir bir şeyleri tecrübe ederek can bulması, müthiş bir lüks günümüzde aslında. Bu konuda hem fikirim yazara. Ama yine de bunun tek bir yolunun olmadığını da unutmamak gerekir.  Yani, çocukların birçok şeyi deneyimleyerek öğrenmesi elbette paha biçilemez, lakin bunun için illa ki bir kırsala yerleşmeye de gerek yok. Bu bir tercihtir. Yazar da bunun altını çizerek, tek doğrunun bu olmadığını sık sık anımsatıyor zaten. Bu yüzden yazara da kanım ısınmadı değil hani.

Ben çocukların hayatta kendi yollarını çizebilmek için gerekli olan tüm bilgiyi (okuma, yazma, imla, temel matematik vb.) bir solukta ve tamamen gönüllü olarak öğrenebildiklerini gördüm.

Bu tespit, bence bir çok ailenin okula bakış açısını değiştirebilir ya da en azından bu konuda bir kez daha sorgulatabilir aileleri. Önemli olan çocuklara dayatma ve kalıplaşmış müfredatla bilgi yüklemesi yapmak değil, onların keyif almasını  ve merak etmesini sağlayarak bir şeyler öğretmek. Benim hayalimdeki okul da budur.

Tam olarak böyle bir okul var mıdır? Çok yaygın olmasa da, evet. Ama, belli bir sistemin içinde ne kadar bireysellik korunabilirse o kadar korunuyor elbette.

Eğitim ve çocuk üzerine güzel tespitler okuyabileceğin ve sana yeni bir bakış açısı katabilecek bir kitap.

“Okulsuz Büyümek”” üzerine 4 yorum

  1. Burcu Bağcı dedi ki:

    Selen Hanım merhaba,
    kitabın yayınevi sahibesi İrem Çağıl’ı takip edebildiniz mi? Kendisi bu ütopyayı gerçek kılıyor..
    Elbette tek doğru değil, ama insan hayal etmiyor da değil onun yaşamını 🙂
    Gerçekten çok ciddi, radikal bir karar vermiş, ve uygulamasını bin bir zorlukla gerçekleştirmiş..
    Yazılarınıza cevap yazınca sizinle sohbet etme isteğimi karşılıyorum.
    Paylaşımlarınız için çok teşekkürler.
    Sevgiler,
    Burcu BAĞCI

  2. selen dedi ki:

    Aaa, öyle mi? Hemen şimdi bir göz atacağım. Biraz ordan biraz burdan ilham alarak kendi yolumuzu çizmek en güzeli elbet:)
    Teşekkür ederim, değerli yorumunuz için…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.