Pratik kahvaltı seçenekleri

IMG_0453
Fıstık ezmeli kurabiyeli yulaf ezmesi…

Uzun zamandır evde kahvaltı yapmaya alışık biri olduğumdan dolayı, kahvaltı seçenekleri konusunda bayağı bir geniş arşive sahibim. Zaman içinde deneyerek, sıkılıp, yeni bir şeyler yaratmaya çalışarak, oradan buradan, ondan bundan topladığım fikirleri birleştirerek ve elbette ki kendi damak zevkime de uygun olarak pratik kahvaltı seçenekleri oluşturdum.  Okumaya devam et “Pratik kahvaltı seçenekleri”

Bir küçük aşı hikayesi

image

Şu resimdeki küçücük, kırmızı minnak nokta var ya, bütün bir gün mızlanma sebebi olabilir. Çocuklar için, senin beklemediğin bir çok şey mızlanma sebebi olabilir aslında. Ama aşı..önemlidir. Ve bir çocuğun hayatında başına sıklıkla gelen bir olgudur.
Geçenlerde, yine böyle bir aşıdan sonra eve geldik, benimki “çok ağrıyor, yanıyor” falan demeye başladı durup durup. Ara sıra unutuyor ama aniden yeniden başlıyor söylenmeye.

Ben de hemen anlattım o ağrının ne anlama geldiğini. Dedim ki, ooo kolun ağrıyorsa süper bişey! Demekki vücudundaki askerler, aşıyla vücuduna yollanan askerlerle çok iyi anlaşmış ve içeride kutlama yapıyorlar. Dans ediyorlar, yerlerde sürünüyorlar, zıplıyorlar..o yüzden sen de kolunda acı hissediyorsun. İçeride kutlama var yani. Eğer mutsuz olup, anlaşamamış olsalardı somurtup sakince otururlardı ve aşı bir işe yaramamış olurdu. Onun için kolun ağrıyorsa, üzülme. Hatta gel, biz de bunu kutlayalım. 
Koca çocuk deyip, inanmaz deyip böyle hikayeler uydurmaktan geri kalma. Ben hep yaparım bunu. Her şeye bir hikayem vardır. İnanmasa bile, acısını unutup kikir kikir gülüyor, anne yaaa uydurma falan diyor, ama en azından bu hikayeyi onu rahatlatmak için uydurduğumu biliyor.
Bu bile acısını alıp götürmeye yetiyor.

Sen de anlat bu veya buna benzer bir hikayeyi çoçuğuna, aşı zamanlarında ya da hasta olduğu anlarda. Böylece, önemsendiğini bilir. Acısı da toz olup uçar gider..

Kahvaltısız evden çıkmamak için

IMG_0448
Bu mu? Hazır poğaça mı?

Hiçbir şeye zaman ayıramamak, günümüz insanın temel problemi. Hayat koşuşturma içinde geçiyor ve sürekli hızlandırılmış bir çekimde, her şeyi çabucak yaşayıp, bitiriyoruz. Yeni bir güne başlamak çoğu zaman, içimizde en ufak bir heyecan yaratmıyor, öyle değil mi? Ne de olsa, her zamanki gibi sıradan bir gün daha.. Okumaya devam et “Kahvaltısız evden çıkmamak için”

Ev(ren)sel bebek hakları bildirgesi

image

Eğer ilkokul döneminde, özellikle de 6-7 yaş aralığında, çocuğun varsa, en sık duyacağın serzenişlerden biri “ama bu hiç adil değil” ya da ” ama bu haksızlık” oluyor. Dünyanın adalet düzenini kafalarında nasıl kodladılarsa artık, kendilerinin her şeyi yapması hak, senin laf söylemen haksızlık oluyor. Velhasıl, bu dönemde adalet duygusunu da çok somutlaştırarak yaşıyorlar. Daha büyük, daha uzun, daha çok, daha parlak olan ne varsa, ona sahip olamamak adaletsizlik olabiliyor. Okumaya devam et “Ev(ren)sel bebek hakları bildirgesi”

Bildiğin kurabiye

image
Bir bardak sütle ağızda eriyip gidiyor

Bir bardak soğuk süt ile kurabiye benim için en iddialı tatlılardan bile daha makbuldür her zaman. Bu ikilide anlatamadığım bir samimiyet var. Birbirlerine çok yakışıyorlar ve biri ötekini tamamlıyor adeta. Bir de, hani akşam yemeğinden sonra insanın canı tatlı bir şeyler çeker ya, işte benim için kurabiye ve süt zamanı tam o zaman. Okumaya devam et “Bildiğin kurabiye”

Her ay bir kitap

Kitap bulunur da , okuyacak kişi lazım

Bir arkadaşım var. Çok da severim kendisini. Evleneli çok olmadı ve çoluk çocuk yok. Geçenlerde, sohbet ederken konu kitaplara geldi. Ben tabii, hemen atladım ve başladım kitap okumak için fırsat yaratmanın gerekliliğinden falan bahsetmeye. Sonra bana demez mi “kitap okumak için zaman bulamıyorum” diye. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Ben de film koptu. Okumaya devam et “Her ay bir kitap”

En orijinal spor yapmama bahaneleri

IMG_0143
Bahanen mi tükendi, üzülme ben de var

Geçen hafta sonu, her zamanki gibi yine erken uyanmıştım. Evet, bayağı erken. Ne zaman mı? Çocuklar bile daha uyanmamıştı sen düşün artık. Güneş doğmuş ama henüz nazlanıyor, kendini göstermiyor, hafiften cilveleşiyor alacakaranlıkla.  Öyle bir zaman işte. Hemen çıktım balkona, açtım camı, kocaman dolu dolu bir nefes aldım daha yüzümü bile yıkamadan. Okumaya devam et “En orijinal spor yapmama bahaneleri”