Planlar alt üst olduğunda yapılacak en iyi iki şey

Bir anne için, kendine vakit ayırabileceği en değerli zamanlar, çocukların uyuduğu anlardır, bunu anne olan herkes bilir. Bu uykunun ise en makbulü öğlen uykusu zamanıdır ki o da eğer çocuğunun öğlenleri uyuma alışkanlığı varsa, yoksa mecbur gece uykusunu bekleyeceksin. Ama şu da çok bilinen bir gerçektir ki, sen çocuğunun uyuduğu zaman için plan yaparsan, o çocuk planlarını hisseder ve her zamankinden farklı bir saatte uyur ya da uyumaz, ya da uyanmaz. Okumaya devam et “Planlar alt üst olduğunda yapılacak en iyi iki şey”

Çok anne hiç anne

Günümüzün en moda tabirlerinden biri multitasking, yani özünde bir koltuğa on karpuz sığdırabilmek… tek bir görev insanı değil, çoklu görev insanı olabilmek… elini attığın her işten alnının akıyla çıkabilmek. Ve bu tabirden elbette, anneler de payını alıyor. Öncelikle, her işi yapabiliyor olacaksın. Yok öyle sadece çocuğunu büyütüp onunla ilgilenmek. O ne öyle? Ne banal… Okumaya devam et “Çok anne hiç anne”

“Emile” – Ekim ayı kitabı

Elbette her kitap herkeste aynı etkiyi bırakmaz çünkü özünde hepimizin hayat görüşü, öncelikleri ve beklentileri çok farklı. Nasıl aynı resme bakıp, farklı şeyler görebiliyorsak, aynı kitapları okuyup farklı görüşlere de odaklanabiliriz. Hatta kendimiz bile daha önce okuduğumuz bir kitabı, yeniden okuduğumuzda eksik bulabilir, beğenmeyebilir ya da tam tersi çok daha fazla beğenebiliriz. Okumaya devam et ““Emile” – Ekim ayı kitabı”

“Annelik her zaman tozpembe değil” – Eylül ayı kitabı

Annelik Her Zaman Tozpembe Değil (mi)
Annelik her zaman tozpembe değil (mi)

Annelik denilen o çok aşırı kutsal olgu, tamamen kişiden kişiye değişen bir durumdur aslında. Daha önce de söylemiştim, bu işin bir standartı yok maalesef. Yani annelik nasıl yapılır sorusu kanımca hiçbir canlı tarafından hiçbir anneye yöneltilmemelidir çünkü bu sorunun cevabı yoktur. Aslında vardır da, senin duyduğun cevap, senin cevabın değildir. Lakin her anne olan insan evladının yaşadığı ortak noktalar vardır; mesela çocuktan önce ve çocuktan sonra olmak üzere tam ortadan ikiye ayrılmış bir hayat gibi. İşte bu gerçekleri okumak, öğrenmek insanı rahatlatır, kişiye derin Okumaya devam et ““Annelik her zaman tozpembe değil” – Eylül ayı kitabı”

Kızlar pembe erkekler mavi

IMG_0824

Birçok konuda olduğu gibi, çocuk yetiştirme konusunda da anne babadan daha yetkili olduğunu düşünen bir toplumumuz var. Ve, evet bizler de bu toplumun bir parçası olarak (en azından kendi adıma bunu söyleyebilirim), benzer düşünce kalıplarıyla yetiştirildik. Doğumdan itibaren, toplumun en belirgin etkisi ise cinsiyetçilik konusunda görülüyor, çocuk yetiştirme konusunda. Okumaya devam et “Kızlar pembe erkekler mavi”

Bahar yorgunluğuna son

IMG_2805
Sorun baharda değil!

Hani bir şarkı vardı ya “ben her bahar aşık olurum” diye sözleri olan, işte her bahar benim dilime dolanan bir şarkıdır bu. Çok severim, mutlaka da her bahar dinlerim. Ama benim sorunum bahar geldiğinde içime dolan aşk ile değil, aksine çok mutlu oluyorum bu durumdan. Asıl sorun o şarkının benim dilime “ben her bahar yorgun olurum” olarak dolanması.  Okumaya devam et “Bahar yorgunluğuna son”

Doğum sonrası kilo alanlar

IMG_2011
Ne kilo yapar? Ne süt yapar?

Ben hamile kalmayı kafaya ilk koyduğum andan beri kilo konusuna hiç takılmadım. Çevremde çok kişi var ama, alacağı kilolardan korkup hamileliği ve çocuk doğurmayı öcü gibi gören. Her ne kadar onları ikna etme konusunu bir zamanlar kendime misyon edinmiş olsam da, sonra bu işlere pek burnumu sokmamaya karar verdim. Zira, kilo konusu hassas bir konudur kadınlar arasında. Risk almaya gerek yok. Okumaya devam et “Doğum sonrası kilo alanlar”

Banyo meselesine çözüm

IMG_0541
Annenin banyo sorunsalı!

İki çocukla yaşamın, çok tipik bir sahnesini anlatacağım şimdi. Çocuklar kendi hallerinde oyuna dalmış, sen eline kitabını ve kahveni almış, eşin de kendi halinde bir şeylerle uğraşıyor, öyle takılıyorsunuz işte. Sonra sen, “kızım her şey bu kadar mükemmel ise ne duruyorsun, hadi kalk ve hemen kendini banyoya at” diyorsun. Ve uyuyan yılanları uyandırmaktan çekinerek, sessiz ve çevik adımlarla banyoya giriyorsun.  Okumaya devam et “Banyo meselesine çözüm”

Ev(ren)sel Anne Hakları Bildirgesi

IMG_0512
Anneyiz, haklıyız!

Bir sürü kimlikle dolanıyoruz hayat içinde, farkındasın değil mi? Birinin annesisin, birinin sevgilisi, başkasının öğretmeni, ötekinin arkadaşı, birinin sırdaşı, birilerinin doktoru, müdürü, çalışanı, patronu, dostu, kardeşi, evladı…Ve üzerindeki bütün kimliklerin senin hayattaki duruşuna kattığı bir şeyler var. Yine de, hayatta ne kadar fazla kimliğe sahip olduğun değildir senin mutluluğunu sağlayacak olan şey. Önemli olan, o kimliklerin içinde bile senin kendini, aslını unutmamandır. Okumaya devam et “Ev(ren)sel Anne Hakları Bildirgesi”

Kahvaltısız evden çıkmamak için

IMG_0448
Bu mu? Hazır poğaça mı?

Hiçbir şeye zaman ayıramamak, günümüz insanın temel problemi. Hayat koşuşturma içinde geçiyor ve sürekli hızlandırılmış bir çekimde, her şeyi çabucak yaşayıp, bitiriyoruz. Yeni bir güne başlamak çoğu zaman, içimizde en ufak bir heyecan yaratmıyor, öyle değil mi? Ne de olsa, her zamanki gibi sıradan bir gün daha.. Okumaya devam et “Kahvaltısız evden çıkmamak için”

En orijinal spor yapmama bahaneleri

IMG_0143
Bahanen mi tükendi, üzülme ben de var

Geçen hafta sonu, her zamanki gibi yine erken uyanmıştım. Evet, bayağı erken. Ne zaman mı? Çocuklar bile daha uyanmamıştı sen düşün artık. Güneş doğmuş ama henüz nazlanıyor, kendini göstermiyor, hafiften cilveleşiyor alacakaranlıkla.  Öyle bir zaman işte. Hemen çıktım balkona, açtım camı, kocaman dolu dolu bir nefes aldım daha yüzümü bile yıkamadan. Okumaya devam et “En orijinal spor yapmama bahaneleri”