Bahar yorgunluğuna son

IMG_2805
Sorun baharda değil!

Hani bir şarkı vardı ya “ben her bahar aşık olurum” diye sözleri olan, işte her bahar benim dilime dolanan bir şarkıdır bu. Çok severim, mutlaka da her bahar dinlerim. Ama benim sorunum bahar geldiğinde içime dolan aşk ile değil, aksine çok mutlu oluyorum bu durumdan. Asıl sorun o şarkının benim dilime “ben her bahar yorgun olurum” olarak dolanması.  Okumaya devam et “Bahar yorgunluğuna son”

Sömestr tatil planı – Sıralı tam liste

IMG_0844
Sıralı tam liste…Hadi hayırlısı..

Beklenen an geldi ve çocuklar sömestr tatiline başladılar. Aslında şimdiki çocuklar “yarıyıl tatili” ya da “15 tatili” diyorlar buna ama eskiden beri ağız alışkanlığı olmuş, ben sömestr tatili diyorum. Bu tatil, aslında çocukların gerçekten eğlenmesi, oynaması ve keyif alması için harika bir fırsat. Ama elbette, kafanda plan olmazsa ve yapacaklarını önceden yazmazsan 15 günün, hiçbir şey yapmadan, göz açıp kapayıncaya kadar geçmesi an meselesi. Okumaya devam et “Sömestr tatil planı – Sıralı tam liste”

En iyi oyuncak depolama fikirleri

IMG_0795
Kapı arkası cepleri

Hiç kimse çocuklu ev hayatının kolay ve minimal olacağını iddia edemez. En az eşya ile bile, aslında çok eşyalısındır. Çünkü çocukların oyuncakları vardır. Severler çocuklar oyuncakları ve anne babalar da, çocuklarına oyuncak almayı. Fakat, bazen de düşünürsün “bu kadar çok oyuncağı var ama, hangisini hakkıyla oynuyor” diye. Peki bir oyuncağı hakkıyla oynamak nedir? Okumaya devam et “En iyi oyuncak depolama fikirleri”

Banyo meselesine çözüm

IMG_0541
Annenin banyo sorunsalı!

İki çocukla yaşamın, çok tipik bir sahnesini anlatacağım şimdi. Çocuklar kendi hallerinde oyuna dalmış, sen eline kitabını ve kahveni almış, eşin de kendi halinde bir şeylerle uğraşıyor, öyle takılıyorsunuz işte. Sonra sen, “kızım her şey bu kadar mükemmel ise ne duruyorsun, hadi kalk ve hemen kendini banyoya at” diyorsun. Ve uyuyan yılanları uyandırmaktan çekinerek, sessiz ve çevik adımlarla banyoya giriyorsun.  Okumaya devam et “Banyo meselesine çözüm”

Pratik kahvaltı seçenekleri

IMG_0453
Fıstık ezmeli kurabiyeli yulaf ezmesi…

Uzun zamandır evde kahvaltı yapmaya alışık biri olduğumdan dolayı, kahvaltı seçenekleri konusunda bayağı bir geniş arşive sahibim. Zaman içinde deneyerek, sıkılıp, yeni bir şeyler yaratmaya çalışarak, oradan buradan, ondan bundan topladığım fikirleri birleştirerek ve elbette ki kendi damak zevkime de uygun olarak pratik kahvaltı seçenekleri oluşturdum.  Okumaya devam et “Pratik kahvaltı seçenekleri”

Bir küçük aşı hikayesi

image

Şu resimdeki küçücük, kırmızı minnak nokta var ya, bütün bir gün mızlanma sebebi olabilir. Çocuklar için, senin beklemediğin bir çok şey mızlanma sebebi olabilir aslında. Ama aşı..önemlidir. Ve bir çocuğun hayatında başına sıklıkla gelen bir olgudur.
Geçenlerde, yine böyle bir aşıdan sonra eve geldik, benimki “çok ağrıyor, yanıyor” falan demeye başladı durup durup. Ara sıra unutuyor ama aniden yeniden başlıyor söylenmeye.

Ben de hemen anlattım o ağrının ne anlama geldiğini. Dedim ki, ooo kolun ağrıyorsa süper bişey! Demekki vücudundaki askerler, aşıyla vücuduna yollanan askerlerle çok iyi anlaşmış ve içeride kutlama yapıyorlar. Dans ediyorlar, yerlerde sürünüyorlar, zıplıyorlar..o yüzden sen de kolunda acı hissediyorsun. İçeride kutlama var yani. Eğer mutsuz olup, anlaşamamış olsalardı somurtup sakince otururlardı ve aşı bir işe yaramamış olurdu. Onun için kolun ağrıyorsa, üzülme. Hatta gel, biz de bunu kutlayalım. 
Koca çocuk deyip, inanmaz deyip böyle hikayeler uydurmaktan geri kalma. Ben hep yaparım bunu. Her şeye bir hikayem vardır. İnanmasa bile, acısını unutup kikir kikir gülüyor, anne yaaa uydurma falan diyor, ama en azından bu hikayeyi onu rahatlatmak için uydurduğumu biliyor.
Bu bile acısını alıp götürmeye yetiyor.

Sen de anlat bu veya buna benzer bir hikayeyi çoçuğuna, aşı zamanlarında ya da hasta olduğu anlarda. Böylece, önemsendiğini bilir. Acısı da toz olup uçar gider..

Kahvaltısız evden çıkmamak için

IMG_0448
Bu mu? Hazır poğaça mı?

Hiçbir şeye zaman ayıramamak, günümüz insanın temel problemi. Hayat koşuşturma içinde geçiyor ve sürekli hızlandırılmış bir çekimde, her şeyi çabucak yaşayıp, bitiriyoruz. Yeni bir güne başlamak çoğu zaman, içimizde en ufak bir heyecan yaratmıyor, öyle değil mi? Ne de olsa, her zamanki gibi sıradan bir gün daha.. Okumaya devam et “Kahvaltısız evden çıkmamak için”

Ev(ren)sel bebek hakları bildirgesi

image

Eğer ilkokul döneminde, özellikle de 6-7 yaş aralığında, çocuğun varsa, en sık duyacağın serzenişlerden biri “ama bu hiç adil değil” ya da ” ama bu haksızlık” oluyor. Dünyanın adalet düzenini kafalarında nasıl kodladılarsa artık, kendilerinin her şeyi yapması hak, senin laf söylemen haksızlık oluyor. Velhasıl, bu dönemde adalet duygusunu da çok somutlaştırarak yaşıyorlar. Daha büyük, daha uzun, daha çok, daha parlak olan ne varsa, ona sahip olamamak adaletsizlik olabiliyor. Okumaya devam et “Ev(ren)sel bebek hakları bildirgesi”